İnsanlık tarihinde en yaygın takılardan olan yüzükler zenginlik, asalet, güç ve bağlılık gibi duyguları temsil eden objeler olarak kullanılmışlardır. Varlıkları tarih öncesi çağlara dayanan yüzüğün ilk örnekleri Tunç Çağı'nda görülür....
moreİnsanlık tarihinde en yaygın takılardan olan yüzükler zenginlik, asalet, güç ve bağlılık gibi duyguları temsil eden objeler olarak kullanılmışlardır. Varlıkları tarih öncesi çağlara dayanan yüzüğün ilk örnekleri Tunç Çağı'nda görülür. Mısır'da Eski Krallık Çağı'nda (M.Ö.2686-2181) parmak halkaları şeklinde gelişen yüzük imalatı, Orta Krallık Çağı'nda (M.Ö. 2055-1650) formsal bir gelişim göstermiştir (Troalen ve diğ., 2009). Anadolu'da ise en erken yüzük imalatı Hititler'e (M.Ö. 1600-1200) kadar gitmektedir. Hititler tarafından özellikle mühür yüzükleri kullanılmıştır (Taylor ve Diana, 1978). Başlangıçta kaba halkalar olarak yapılan yüzükler zaman içerisinde değerli madenlerden üretilen ve değerli taşlarla süslenen birer statü sembolüne dönüşmüştür. Yüzük bir mücevher olarak kullanımının yanında mühür (Sparavigna, 2011), tılsım gibi amaçlarla da kullanılmış, efsanelere konu olmuştur. Kırşehir müzesinde envantere kayıtlı 125 adet yüzük (Kırşehir:62, Aksaray:62, Yozgat:1) yer almaktadır. Kayıtlarda dönemi bilinmeyen 2 adet kaşlı, 1 adet taşlı; 1. Bin (Demir Çağı) dönemine ait 14 adet kaşlı; Ortaçağa ait 25 adet kaşlı, 5 adet taşlı, 3 adet kaşsız; Roma dönemine ait 13 adet kaşlı; Bizans dönemine ait 50 adet kaşlı, 3 adet taşlı, 9 adet kaşsız eser bulunmaktadır. Eserlerin büyük bir kısmı bronz alaşımdan üretilmiş olup, Bizans döneminde 2 eser gümüşten, Ortaçağdaki 2 eser bakırdan, Roma dönemine ait 1 eser camdan yapılmıştır. Kaşlı eserlerde geometrik ve bitki ve hayvan motifleri kullanılmıştır. Taşlı eserlerde ise kuvars grubu süs taşlarından olan kırmızımsı turuncumsu akikler ve yeşil renkli krizopraslar(?) kullanılmıştır. Şekil 1. Ortaçağ'a ait bronzdan üretilmiş taşlı yüzük örnekleri. (Kullanılan taşların akik (kahverengimsi sarımsı) ve krizopras (yeşil) oldukları düşünülmektedir). Şekil 2. Bizans dönemine ait bronzdan üretilmiş taşlı yüzük örnekleri. Şekil 3. I. Bin'e (Demir Çağı) ait kaşlı yüzük örnekleri. Şekil 4. Roma dönemine ait kaşlı yüzük örnekleri. Şekil 5. Bizans dönemine ait bronzdan üretilmiş kaşlı yüzük örnekleri. Giriş Mitolojiye konu olan yüzükler çoğunlukla sahibine verdiği güç ile anılır olmuştur. Çok sayıda yüzük taşıyıcısına görünmezlik, sonsuz kuvvet, ölümsüzlük gibi güçler bahşederken ünlü Yunanlı filozof Platon'un «Cumhuriyet» adlı eserinde anlattığı bir öykü belki de bunlardan en ünlüsüdür. Platon Lidya kralı Giges'ten ve onun yüzüğünden bahsettiği bölümde insan vicdanı ve hırslarını ele almıştır. Efsaneye göre Lidyalı bir çoban olan Giges sürüsünü otlatırken bir deprem gerçekleşir, yer yarılır ve bir mezar odası ortaya çıkar. Mezar içerisinde bir at cesedi gören Giges, atın içerisinden sarkan bir el görür. Parmağında altın bir yüzük vardır. Yüzüğü alıp kendi parmağına takar. Çobanlar arasında yapılan bir toplantı sırasında taktığı yüzüğün taşını yana çevirdiğinde bir anda görünmez olur. Görünmezlik gücünü kullanarak saraya girer. Burada kraliçenin de aklını çelerek kralı ortadan kaldırır ve Lidya kralı olur. Platon bu noktada bir kıssadan hisse ile durumu özetler: »Gyges'in yüzüğü gibi kişiyi görünmez yapan iki yüzüğümüz olsa, birini doğru adamın, birini de eğri adamın parmaklarına takarak şehre salıversek, ne olurdu? " Bunlar her istediklerini korkmadan alacaklar, evlere girip gönüllerinin hoşlandığı kimselerle düşüp kalkacaklar, canları kimi isterse öldürecek, kimi isterse hapisten kurtaracak tıpkı bir Tanrı gibi dilediklerini yapacaklar». (Smith 1902:267). Şekil 6. Bizans dönemine ait bronzdan üretilmiş kaşlı yüzük örnekleri. Şekil 7. Ortaçağ'a ait bronzdan üretilmiş kaşlı ve kaşsız yüzük örnekleri.