TÜRKİYE CUMHURİYETİ
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
EDEBİYAT FAKÜLTESİ
ARKEOLOJİ BÖLÜMÜ
Seminer Ödevi
DOLİCHE MİTHRAS TAPINAĞI’NA MİTHRAİZM VE
HIRİSTİYANLIK ÇATIŞMASININ YANSIMASI
Hazırlayan: Elif ŞAHİN
N12229073
Ders Danışmanı: Doç. Dr. Halil Tekin
ANKARA, 2014
Her zaman sonsuz sevgi ve saygılarımla
hatırlayacağım Annem'e...
İÇİNDEKİLER
I. GİRİŞ................................................................................................................. ............1
II. MİTHRAİZM KÜLTÜ..................................................................................... .............3
II. 1. Tanrı "Mithras" ve "Mitra" .......................................................................... ........5
II. 2. Mithras Betimlemesi ve Mithras ile Birlikte Gösterilen Betimlemeler.......... .......7
III. ANADOLU'DA MİTHRAİZM......................................................................................8
IV. DOLİCHE MİTHRAEUM.............................................................................................10
IV. 1. Mithraeum I'deki "haç" İşaretinin Anlamı, Hıristiyanlık-Mithraizm Mücadelesi.12
IV. 2. Hıristiyanlık ve Mithraizm'in Benzerlikleri..........................................................14
V. SONUÇ............................................................................ ............................................17
FİGÜRLER LİSTESİ...................................................................................................18
HARİTALAR LİSTESİ................................................................................................20
KAYNAKÇA................................................. ..............................................................21
FİGÜRLER............................................................................ ......................................24
HARİTALAR............................................................................ ...................................31
GİRİŞ
Doliche kenti günümüzde Gaziantep şehrinin 10 km kuzeybatısında yer alan ve antik
dönemde Kommagene Bölgesi'nin güneyinde konumlanmış olan bugünkü adı ile Dülük'tür 1
(Har. 1 ve Har. 2). Doliche kenti, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli Paleolitik Dönem
yerleşimlerinden biri olarak geçmektedir ve olasılıkla Hellenistik Dönem’de yeniden
kurulmuş olduğu düşünülmektedir 2. Tunç Çağı’ndan beri Doliche'de değişik kültürlerin etkili
olmasından dolayı hem Roma'nın bir “doğu” parçasını da ortaya koymuş hem de kültürel
değişimlerin etkili olduğu yer olması ve bu değişimlerin süreçlerini gösteren yerlerin
araştırılması açısından önemli bir yer tuttuğu anlaşılmıştır 3.
Söz konusu antik şehirde 1997 yılında Mithraeum’ların keşfedilmesi ile başlayan çalışmalar,
Münster Üniversitesi’nden Engelbert Winter başkanlığında bir ekip tarafından
yürütülmektedir 4. Doliche'de, muhtemelen en etkileyici kısmı sayılan ve yerleşimin eteklerine
doğal mağaraya oyulmuş olan iki adet Mithraeum bulunmaktadır 5. Burada tek bir mağarada
iki Mithraeum’un bulunması göze çarpan ve oldukça eşsiz bir keşif olarak yorumlamaktadır 6.
Bu çalışma için önemli olan ise söz konusu Mithraeumlara ait Mithraeum I olarak adlandırılan
tapınakta betimlenmiş olan Mithras'ın kurban sahnesinde Tanrı Mithras'ın baş kısmına
tıraşlanarak "haç" işaretinin kazınmasıdır. Hıristiyanlık ile bir çok Pagan dininin ortadan
kaldırıldığı bilinmekle birlikte Mithraizm ile olan mücadelesi şüphesiz en yoğun ve uzun
sürenlerden sayılmaktadır. Zira ünlü Mithraizm araştırmacısı Ernest Renan'ın 7 söylediğine
göre "Hıristiyanlık eğer ölümcül bir hastalıkla yok olsaydı, günümüzde halen Mithraizm
inananları olurdu". Buradan dahi döneminde Mithraizm'in de en az Hıristiyanlık kadar
yayılım gösterdiği gerçeği açığa çıkmaktadır.
Anadolu'da bilinen tek kabartmalı Mithraeum olan Doliche Mithraeum'unun aynı zamanda
Hıristiyanlık ile de Anadolu'da mücadelesinin olduğunu somut anlamda gösteren en önemli
1
(Blömer ve Winter, 2011, s.248)
2
(Blömer ve Winter, 2011, s.249)
3
(Blömer ve Winter, 2011, s.250-251)
4
(Blömer ve Winter, 2011, s.41)
5
(Blömer ve Winter, 2006, s.5)
6
(Beck, 2004, s.19)
7
(Renan, 1923, s.579)
1
betimlemelerden biridir. Burada betimlemelerin daha iyi yorumlanabilmesi için önce
Mithraizm hakkında bilgi verilecek ve daha sonra Anadolu'daki Mithraizm kültünün varlığına
değinildikten sonra Doliche Mithraeum'una dair yorumlar ile birlikte Mithraizm-Hıristiyanlık
mücadelesi ve benzerliği ortaya koyulacaktır.
2
MİTHRAİZM KÜLTÜ
Tanrı Mithras, kökeni oldukça tartışmalı olmakla birlikte "Mithras" ismi ile Roma
Dönemi gizem dinlerinden biri 8 olarak tanınmaktadır. Özellikle Cumont tarafından yoğun bir
şekilde savunulan ve uzun yıllar onun tekelinde kaldığı ifade edilen 9
Mithraizm
araştırmalarına göre Persli tanrı olan Mitra'nın daha sonra Roma'ya geçtiği ve isminin de
Mithras olarak değiştirildiği ifade edilmektedir 10. Bu doğrultuda incelendiğinde Persli tanrı
Mitra’nın adına ilk defa I. Darius (M.Ö. 521-486) Dönemi’nde rastlandığı görülmektedir 11.
Roma İmparatorluğu’nda M.S. I.yy’da yayılmaya başlamış olan Mithraizm, III.yy’da en
yaygın durumuna ulaşmıştır 12 . Hızını III. yy'ın sonlarına doğru kaybettiği, fakat yine de
IV.yy’a gelindiğinde Roma ve hatta Kuzey Suriye’de önemli bir rol oynamış olduğu
belirtilmektedir 13.
Mithras'ın kökenine dair tartışmaların genel olarak iki ana konu üzerinde ilerlediği
görülmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi uzun yıllar Cumont'u araştırmaları ve yorumları
üzerinden ilerleyen araştırmalar halen günümüzde de bazı araştırmacılar tarafından o şekilde
öğrenildiğinden dolayı devam ettirildiği anlaşılmaktadır 14 . Ancak ilk olarak Manchester
Üniversitesi’nde 1971 yılında gerçekleştirilen “Birinci Uluslararası Mithras Araştırmaları
Kongresi”nde başta toplantıyı düzenleyen John Hinnels tarafından, eleştiriler yapılmış ve
Mithraizmle ilgili yeni yorumlar, araştırmalar ortaya konulmuştur 15.
8
Roma gizli olarak tapınım gören diğer tanrılar ise: Kybele: Frigya’nın tanrıçası Magna Mater’in Roma’ya
getirilmesi ile görülen bu tanrıçadır; Bacchus (Dionysos): Yunan’ın bağ ve şarap tanrısı Dionysos ile bağlantılı
bu tanrı, Roma’ya Güney İtalya’nın kolonilerinden gelen kölelerin tanıttığı bir tanrıdır; Ceres: Yunan’ın buğday
ve bereket tanrıçası Demeter’in Roma’daki karşılığıdır; İsis: Roma’ya M.Ö.I.yüzyılın ilk yarısında Mısır’dan
gelen bir gizemdir. Mısır’ın yaşam, bereket ve koruyucu tanrıçası İsis’in ve kardeşi, aynı zamanda kocası olan
Osiris’in ölümü ile yeniden doğumu üzerine biçimlenen söz konusu dinin özellikle köleler ve azatlılar arasında
taraftar topladığı söylenmektedir (Tüm ayrıntılar için "Dürüşken, 2000, s.70-126" ve ayrıca "Burkert, 1999, s.31-
59").
9
(Ulansey, 1989, s.14)
10
(Cumont, 1956, s.33-86).
11
(Arslan, 1999, s.426)
12
(Ulansey, 1989, s.12)
13
(Blömer ve Winter, 2011, s.257); Kuzey Suriye’de Apameia yakınlarındaki Hawarti’de yer alan Mithraeum bu
duruma en iyi örnektir ve M.S.V.yy’a kadar faal olduğu belirtilmektedir (Gawlikowski, 1999, s.197-204).
14
(Clauss, 1990, s.13-18); (Güran, 2010, s.56)
15
Tartışmalar ve araştırmalar için bkz. (Hinnells, 1975, XI-XVII, 1-507)
3
Mithras, Roma’ya fetihler sonucu etkileşimler ile gizem tanrısı olarak gelen birçok
tanrıdan bir tanesidir; tıpkı diğer gizem kültlerinde olduğu gibi Mithraizm de öteki dünyada
ruhların yaşamaya devam edeceğini vaat eder 16, ancak söz konusu kült diğer gizem dinlerinden
farklı olarak ne herkese açık bir din, ne de tapınak ve ruhbanın gösterisinin olduğu bir din olarak
karşımıza çıkmaktadır; Mithras’da gizlilik mutlaktır 17. Herkesin kolay bir şekilde giremediği
tapınaklara sahip olan Mithras’a tapınım da ancak belli aşamalar doğrultusunda
gerçekleştirilmektedir. Gizem’e girecek olan kişi on iki eziyeti çekmek zorundadır ki bunun ilk
aşaması uzun bir oruç dönemine (düzenli su ve et yemekten kaçınarak) girmesi ile
başlamaktadır. Bu aşama Corax/Kuzgun 18
olarak adlandırılmakta ve adayın ölümünü
betimlemektedir; yani adayın bu aşamada ölmesi, günahlarından suyla arındığı ve yeniden
dirilmesi için o kişiye verilen bir fırsatı simgelediği söylenmektedir 19.
Sadece erkeklerin kabul edildiği ve bu külte katılanlar arasında da kesin bir hiyerarşinin
olduğu, katılımcıların aldığı derecelere göre sıralandığı yedi aşamadan anlaşılmaktadır 20 .
Erginlenme törenleri olarak adlandırılan aşamalar sırasıyla şu şekildedir; Corax (Kuzgun),
Nymphus (Yitmiş Usta), Miles (Asker), Leo (Aslan), Persa (Persli), Heliodromus (Güneşin
Koşucusu) ve Pater (Baba) 21 (Fig. 1). Her aşama yedi gezegen tanrısından birini ifade
etmektedir (Fig. 2). Baba konumuna ulaşamayanların ruhlarının göğe alınamayacağı, yerin
altındaki kabirlerinde tutulacağına inanılmaktadır 22 . Kültün üyelerini ise genellikle tüccarlar,
köleler ve askerler oluşturmaktadır 23
; yukarıda sözü geçtiği gibi kadınlar külte kabul
edilmiyorlardı, Mithraistlerin kadınlara sırtlan (hyainai) denildiğinden bahsedilmektedir; bunun
bir övgü olmadığını ve kadınların, “gizemlerde yer alanlar”ın kesinlikle tam karşıtı olduğunu
belirtmektedir 24.
16
(Estin ve Laporte, 2010, s.216)
17
(Burkert, 1999, s.77)
18
Eski İran’da ölenin bedeni kuzgunlara sunulduğu için, bu aşamaya “kuzgun” adı verilmektedir (Dürüşken,
2000, Mithras bölümü, 17.dipnot).
19
(Dürüşken, 2000, s.156-157)
20
(Burkert, 1999, s.77-78)
21
(Merkelbach, 1984, s.86-133).
22
(Merkelbach, 1984, s.77-86).
23
(Burkert, 1999, s. 78)
24
(Burkert, 1999, s.78, dipnot73)
4
Mithraizm kültüne dair belki gizemli bir din olmasından dolayı belki henüz ele
geçmemiş olmasından dolayı belki de zamanında Hıristiyanlar tarafından yok edilmiş 25
olmasından dolayı yazılı metinler pek fazla ele geçmemiştir, dolayısıyla sadece arkeolojik
materyaller üzerinden bilinen Mithraizm inancına dair ritüelleri ve inanca dair kült öğretileri
hakkında edinilmeye çalışılmaktadır 26.
Tanrı "Mithras" ve "Mitra"
Sankrist dilinde Mitra, Avesta ve Pehlevi dillerinde Mithra, Yunancada Mithras,
Latincede Mithras olarak geçmektedir 27. Kelime anlamı olarak: Farsça, mitra “anlaşma” ve
ayrıca “aracılık eden” anlamına gelmektedir 28 . Ayrıca yemini koruyan, sözleşmelerin ve
vefanın tanrısı olarak da geçmektedir 29.
İlk olarak Cumont'un savunduğu görüşe göre Mithras’ın kökeni Perslerdeki iyiliği temsil
eden Ahura Mazda ile bağlantılı olan Mitra’ya dayanmaktadır; isim değişikliğini ise Perslerden,
Roma’ya geçiş sürecinde, geçirdiği bir değişim olarak yorumlamıştır 30 . Perslerdeki Mitra,
Zerdüştlük olarak tanınan (Mazdeizm olarak da geçen), Zoroaster tarafından kurulan ve kutsal
kitabı Avesta’ya göre Mitra, en yüce güç olan ve iyiliğin tanrısı Ahura Mazda’nın yeryüzündeki
temsilcisidir. Bu bağlamda kötülüğün temsilcisi olan Ahriman’ın da karşısında yer almaktadır.
Burada Mitra ‘Işığın Efendisi, Gerçekliğin Tanrısı, Yabanıl hayvanların Efendisi, Ölümden
Kurtarıcı, Savaşçı ve Galip Gelen’ olarak karşımıza çıkmaktadır 31. Ancak Persli Mitra’yı, Roma
gizem kültü Mithras’dan ayıran önemli bir özelliğin de, Avesta’da Mithras’ın ünlü boğa
öldürme sahnesine rastlanmaması 32 ve oradaki figürlerin de Mithras ikonografisinde de yer
almaması olduğu söylenmektedir 33 . Özellikle "Işığın/Güneşin Efendisi" gibi özellikleri ile
25
I. Constantine’nin Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinden sonra, Hıristiyanlar biraz daha abartarak,
baltalarını ve kazmalarını alarak Mithras Tapınakları’na dalmışlardır; ne kadar tablet ve tasvir varsa tamamını
kırıp parçalamış ve yok etmişlerdir (Baker, 1931, s.86).
26
(İznik, 1999, s. 5)
27
(Arslan, 1999, s.426)
28
(Dürüşken, 2000, s.146)
29
(Clauss, 1990, s.13)
30
Ayrıntıları için bkz. (Cumont, 1956,s.1-33)
31
Ayrıntıları için bkz. (Cumont, 1956, s.1-33).
32
(Dürüşken, 2000, s.147)
33
(Clauss, 1990, s.13)
5
Yunan’daki Güneş tanrısı Helios ile ve Roma’da Sol Invictus, ‘yenilmez güneş’ ile
özdeşleştirilmektedir 34.
Diğer bir görüşe göre Cumont'u ilk eleştirenler tarafından gelmiştir: Ulansey'e göre
Mithras’ın Pers’deki Mithra ile bir ilişkisinin olmadığını, hatta ilk olarak Anadolu’da
Kilikya’nın başkenti olan Tarsus’daki entellektüel çevrelerde ortaya çıktığını söylemiştir.
Ulansey öncelikle, Mithras’ı Perseus ile bağdaşlaştırmaktadır. Bu bağlamda isminin Perseus
değil de Mithras olmasını ise gizem tanrısı olmasından dolayı yeni bir isim verilmesi gerekmiş
olabileceğine, Pers tanrısı Mitra’nın adını taşıyan ve mitolojik olarak Perseus soyundan
olduğuna inanılan kral Mitridates Eupator ile korsanlar arasındaki ilişkiden dolayı korsanlar
tarafından “Mithras” adının benimsenmiş olabileceği şeklinde yorumlamaktadır 35. Korsanlardan
önce ise Tarsus’lu entellektüeller arasından çıktığı, daha sonra Kilikya korsanları arasında da
yayılmış olduğu ve sonra Kral Mithridates’e ulaşmış olduğu düşünülmektedir. Ayrıca,
Mithras’ın Perseus ile bağlantısının kurulması da şu şekildedir: Mithras'ın, Anadolu’da
Tarsus’un entelektüel çevresinde ortaya çıktığı yorumu verilmiştir; Tarsus’daki bu entelektüel
çevre olan stoacılar, her doğal kaynakta bir kutsal varlığın bulunduğuna inanmaktadırlar.
Felsefelerinin konusu olan astroloji, astrolojik süreçler ve inançları ile yakından ilgilenen
entelektüel stoacıların, Hipparkus’un keşfettiği ekinoksların gerilemesi olgusunu öğrendikleri
düşünülmektedir 36. Kozmik küreyi hareket ettirebilen, güneş ve gezegenlerden daha güçlü olan
mutlaka bir tanrı olması gerekliliğinin düşünüldüğü, şeklinde yorumlar bulunmaktadır.
Anadolulu Astronom, Hipparkus, M.Ö. 128’deki ekinoksların gerilemesi olgusunu ilk kez
keşfetmiştir 37. Tarsus’lu stoacılar Hipparkus’un bu buluşuna göre en son burcun Boğa olması ile
Perseus takımyıldızının Boğa’nın tam üzerindeki konumu birleştirilince, Perseus’un boğa
öldürme sahnesi yaratılmıştır. Tanrının gökyüzü ekvatorunun konumunu değiştirme gücünü
göstermek için, bahar ekinoksu Boğa burcunda iken, ekvatordaki bütün takımyıldızlar aynı
sahnede (tauroktony'de) gösterilmiştir 38 .Tarsus'da ortaya çıkma düşüncesi aynı zamanda
Mithras'ın hemen her tapınım alanında karşımıza çıkan ünlü boğa kurban sahnesi olan
34
(Dürüşken, 2000, s.146)
35
(Ulansey, 1989, s. 15, 106-108)
36
Ayrıntıları için bkz. (Ulansey, 1989, s.91-98)
37
(Ulansey, 1989, s.98-99)
38
(Ulansey, 1989, s. 111-112)
6
"tauroctony" betimlemelerinde görülen zodyak tasvirleri gibi diğer figürlerin de bulunması (Fig.
2) bu durumu destekler şekilde gözükmektedir.
Mithras Betimlemesi ve Mithras ile Birlikte Gösterilen Betimlemeler
Mithras tapınaklarının daima merkezi nişinde yer alan, bu tapınakların adeta
vazgeçilmezi haline gelen ve tapınakların önemli bir ortak özelliği sayılan Tauroktony 39, tanrı
Mithras’ın diğer figürler eşliğinde gösterildiği, boğa öldürme sahnesidir (Fig. 2 ve Fig. 3). Söz
konusu betimlemenin, kültün anlaşılmasında ve sırlarının çözülmesinde oldukça önemli olduğu
belirtilmektedir 40. Cumont, boğa kurban sahnesini, Perslerdeki bir mit üzerinden yola çıkarak,
burada boğayı kesenin, evrensel kötülüğün gücü Ahriman olmasına rağmen, Mithras olduğunu
öne sürmüştür 41 . Fakat bunu gösteren başka hiçbir kaynağın Pers'lerde olmadığı Ulansey
tarafından belirtilmektedir 42. “Gerçek Yaratılış” olarak geçen bu mitte boğa figürü kötü olan
Ahriman'ı temsil etmekte ve onun öldürülmesi ile toprağa karışan gövdeler ise bugün dünyada
var olan canlıların ortaya çıkmasını simgelemektedir (Fig. 2, Fig. 3, Fig. 7 ve Fig. 8) 43. Stark’a
göre Tauroktony'de yer alan figürler, İran mitindeki bazı figürler değil, bir dizi yıldız ve
gezegeni ifade etmektedir 44. Mithras'ın bu betimlemelerde bütün evreni kontrol etme gücüne
sahip olan evrenin sahibi anlamına gelen kozmokrator (evrenin sahibi) ünvanına sahip olduğu ve
bu özelliğinin güneş ile bağlantılarının bir şekilde verilmeye çalışıldığı hemen her zaman
gösterilmeye çalışılmıştır 45.
Betimlemeler genel hatları ile şu şekildedir (Fig. 2 ve Fig. 3) 46
: genellikle merkezde
yukarıda da söylendiği Mithras'ın bir boğayı kurban etme sahnesi yer almaktadır. Tanrı, iki
kanatlı frig şapkası takmıştır; omuzlarından geniş bir daire şeklinde bağlanmış bir pelerin
giydirilmiş, pelerinin iç kısmı 8 kollu 7 yıldızla süslenmiş. Sandaletleriyle birlikte gösterilen
Mithras, sol eliyle boğanın çenesini kavramış ve sağ eliyle hançeri boğanın kalbine saplamış
39
(Cumont, 1956, s.108)
40
(Ulansey, 1989, s.12-14)
41
(Cumont, 1956, s.1-31)
42
(Ulansey, 1989, s. 15)
43
(Ulansey, 1989, s. 15-16)
44
Stark’ın 1869 yılında yayınladığı “Die Mithrassteine von Dormagen”ine ulaşılamadığı için ‘Ulansey, 1989,
s.22’den yararlanılmıştır.
45
(Ulansey, 1989, s. 113-117)
46
(Vermaseren, 1982, s.1-17)
7
şekilde gösterilmektedir. Genellikle bir köpek, boğanın göğsüne zıplamış ve kanını yalar
şekilde, uzun bir yılan yerde sürünüyor ve başını kaldırmış kanı içmeye çalışıyor, bir akrep de
kıskaçlarını boğanın genital bölgesini kıstırmış olarak gösterilmektedir. Cautopates isminde,
kurbanın sağ tarafında bacakları düz bir şekilde duran ve kurban sahnesini izleyen bir figür
bulunmaktadır; sağ elinde uzun ince, aşağı doğru yanan bir meşale tutmaktadır. Bu figür de iki
kanatlı yeşil frig şapkası takmış ve uzun kollu, kısa bir tunik giymiştir. Boğanın arkasında
yoldaşı Cautes olarak adlandırılan figür bulunmaktadır; Cautes de yine ayakları düz şekilde
duruyor ve aynı elbiseyi giymiştir ve iki eliyle uzun yanan meşaleyi tutmaktadır. Bu ana
sahnenin üzerinde bazı tauroktony sahnelerinde bir yay vardır ve o yay da on iki burç işaretini
temsil edilmiştir (Fig. 2 ve Fig. 3) 47.
Bu betimlemenin farklı tapınaklarda farklı şekillerde görülmesinin yanı sıra Mithras'ın
tabiki sadece "tauroctony" betimlemeleri bulunmamaktadır, yanı sıra zodyaksız kurban
sahneleri, Mithras'ın kayalardan doğumu (Fig. 4), Sol ve Helios ile birlikte gösterimleri ya da
tek başına sadece başının betimlendiği heykeller gibi bir çok çeşit betimleme bulunmaktadır 48.
ANADOLU'DA MİTHRAİZM
Mithras araştırmacılarından David Ulansey’in bahsettiği üzere Mithras’ın kökeninin
Anadolu’da Kilikya Bölgesi’nin başkenti Tarsus olduğu önerisinin en somut kanıtı olarak,
Plutarchos’un, gizem dininin Kilikyalı korsanlarla başladığına dair yazısı gösterilmektedir 49.
Ayrıca Ulansey de bu görüşü destekleyecek birçok kanıt öne sürmüştür. Bunun yanı sıra
Mithras’ın Pers kökenli olduğunu savunan araştırmacıların da olduğu belirtilmiştir ki bu
doğrultuda da Anadolu’nun Mithraizm için bir geçiş yeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Her iki olasılıkta da Anadolu’nun, Mithras’ın kült tarihi bakımından önemli bir konumda
olduğu göze çarpmaktadır 50
. Plutarchos'un yazısında Anadolu’da Antalya’da bulunan
Olympos şehrinde bazı tuhaf kurban törenlerinin yapıldığı, kültün Kilikyalı korsanlar
tarafından başlatıldığını ve devam ettirildiği belirtilmektedir 51. Bu korsanların askeri bir birlik
olmalarından dolayı, kültün özellikle askerler arasında ilgi görmesine bir anlamda açıklık
47
(Vermaseren, 1982, s.1-17)
48
Hemen hemen bütün betimlemelerin yer aldığı site için bkz.
http://www.Mithraeum.eu/monumentae.php?pag=1
49
(Plutarch, 1972, 24, 7). Ayrıca yorumları için bkz. (Ulansey, 1989, s.50)
50
(Şahin, 2012, s. 24)
51
(Plutarch, 1972, 24, 7). Ayrıca yorumları için bkz. (Ulansey, 1989, s.50)
8
getirdiği söylenmektedir. Kültün en çok yayıldığı M.S. II. ve III yy.’ların Asker İmparatorlar
Dönemine denk gelmesinin de (M.S. 193-283) dikkat çekici olduğu anlaşılmaktadır 52. Ayrıca,
Statius’un kültün yayılmasına ilişkin Phrygia’ya değinmesi Anadolu’nun kültteki yeri
bakımından önemli olarak görülmektedir 53.
Anadolu'nun bir çok yerinde kesin olarak belirtilmiş Mithraizm kült alanları bulunmakla
birlikte tahminen kült yeri olduğu düşünülen yerleşim yerleri de bulunmaktadır; bunların
bazıları şunlardır (Har. 3):
1. Kappadocia Bölgesi'nde Ariaramneia, Kaisareia, Tyana ve Camihöyük'de 54,
2. Kilikia Bölgesi'nde Anazarbos, Tarsos'da ve Kalykadnos Seleukeia'da 55
3. Lydia Bölgesi'nde Kolophon'da 56,
4. Lykia Bölgesi'nde Oinoanda, Olympos'da, Arykanda'da, Mnara'da ve Olympos /
Yanartaş'da 57,
5. Pamphilia Bölgesi'nde Perge'de 58,
6. Phrygia Bölgesi'nde Ankyra Sidera / Savcılar'da 59,
7. Pontos Bölgesi'nde Amaseia, Herakleia Pontika, Trapezus'da ve Trapezus /
Minthrion'da 60,
52
(Güran, 2010, s.91)
53
(Statius, 2004, s.719, 720)
54
Ariaramneia'dan çift dilli bir yazıtta Mithras adı geçmektedir ve bu yazıtın bulunduğu mağaranın Mithras
Tapınağı olduğu düşünülmektedir (Grégoire, 1908, 434-447); Kaiseria'dan (Güran, 2010, s. 21-23) ve Tyana'dan
da (Güran, 2010, s. 23,24) aynı şekilde Mithras'ın adı geçen birer yazıt ele geçmiştir. Camihöyük'ten ise Mithras
kültlerinde kullanıldığı düşünülen bir maske ele geçmiştir (Şenyurt ve Erol, 2011, s. 87-106.)
55
Anazarbos'tan bir yazıt, Tarsos'dan da iki adet Mithras tasvirli sikke ele geçmiştir (Güran, 2010, s. 24-27);
Kalykadnos Seleukeia'dan ise altı adet Mithras'a ilişkili olduğu düşünülen sikke ele geçmiştir (Güran, 2010, s.
44,45).
56
Kolophon'da Mithras'ın adı geçen birer yazıt ele geçmiştir (Güran, 2010, s. 30)
57
Oinoanda'da Mithras'ın adı geçen birer yazıt ve bir büstün yer aldığı rölyef , Olympos'da Plutarchos'un sadece
buraya atıfta bulunarak kültün olduğundan bahsettiği belirtilmektedir, Arykanda'da Mithraeum olabileceği
düşünülen bir Sebasteion Tapınak (Güran, 2010, s. 31-34), Mnara'da Mithraeum olabileceği düşünülen bir
mağara ve Olympos / Yanartaş'da ise dik bir sunağın ele geçtiği belirtilmektedir (Güran, 2010, s. 48-51).
58
Perge'de Mithras kabartmalı bir adak steli ile üzerinde tanrının adı geçen bir yazıt ele geçmiştir; ayrıca
bulunduğu mağaranın da Mithraeum olabileceği düşünülmektedir (Şahin, 1999, s. 278-280).
59
Ankyra Sidera / Savcılar'da Mithras'ın bilinen en eski adak olduğu belirtilen bir yazıt bulunmaktadır (Güran,
2010, s. 36)
9
8. Lykaonia Bölgesi'nde Derbe ve Emirgazi'de 61,
9. Mysia'da Pergamon'da 62,
10. Pisidia Bölgesi'nde Baris'de 63 Mithras kültüne dair kalıntılar ele geçmiştir.
DOLİCHE MİTHRAEUM
Antik ismi ile Doliche bugün Nizip Irmağını besleyen derelerin oluşturduğu bir ovanın
kenarında, Keber Tepe denilen doğal bir yükseltinin üzerinde yer almaktadır. Antik dönemde
Kommagene Bölgesi’nin en güneyinde konumlanmış olan kent, Gaziantep’in 10 km kadar
kuzeybatısında bulunmaktadır 64 (Har. 1 ve Har. 2). En önemli kalıntılarından sayılan Mithras
Tapınakları doğal bir mağaraya konumlandırılmış ve ele geçen küçük buluntular ile heykelcikler
sayesinde tarihlendirilmesi yapılabilmiştir; bu doğrultuda M.Ö. I.- M.S. III.yy’lar arasında
kullanım gördüğü anlaşılmıştır 65. M.S. II. ve III. yy’larda ise büyük önem kazanmış ve bir Roma
gizem kültünün tanrısı olarak tapınım görmüş olduğu belirtilmektedir 66.
Duvarlarındaki ve tavanındaki izlerden anlaşıldığı üzere taş kesme işlemi ile yapılarak
iki uzun ve geniş salona iki Mithras Tapınağı’nın yerleştirildiği anlaşılmıştır; Tapınakların
özgün planın tam olarak anlaşılamadığı fakat yine de her iki tapınağın da kabaca dikdörtgen
planlı olduğu belirtilmektedir 67 (Har. 5). Mithraeum I'in ana duvarındaki (kuzey doğusundaki
duvar) tonozlu girintiye kült kabartması yerleştirilmiştir; zaman içerisinde oluşan yoğun
yıpranma izlerine rağmen Mithras’ın meşhur boğayı öldürme sahnesini (Tauroktony) görmek
mümkündür 68 (Fig. 5 ve Fig. 7). Betimlemede, sağ yukarı doğru yönelmiş ve şahlanmış boğanın
60
Amaseia'da bir yazıt ve mermer stel, Herakleia Pontika'da bir adak yazıt, Trapezus'da 14 adet sikke (Güran,
2010, s. 37-43) ve Trapezus / Minthrion'da ise Mithraeum olabileceği düşünülen bir mağara bulunmaktadır
(Güran, 2010, s. 54,55).
61
Derbe'de bir yazıt ve Emirgazi'de ise kabaca yontulmuş bir heykelcik ele geçmiştir (Güran, 2010, s. 45-48)
62
Pergamon'da ise Mithraeum olabileceği düşünülen bir kaya sığınağı tapınağı bulunmaktadır (Güran, 2010, s.
51-53)
63
Baris'de taştan bir rölyef üzerinde Mithras betimlemesi bulunmaktadır (Güran, 2010, s. 53-54)
64
(Blömer ve Winter, 2011, s.248)
65
(Blömer ve Winter, 2006, s.5)
66
(Blömer ve Winter, 2011, s.256)
67
(Blömer ve Winter, 2011, s.258, 259-260)
68
(Blömer ve Winter, 2011, s.259)
10
sırtına sol bacağı ile sırtına bastırır bir şekilde Tanrı Mithras gözükmektedir. Mithras'ın başı
tıraşlanıp, üzerine haç şekli kazınmıştır (Fig. 6), bu yüzden bulanık siluete göre yorumlanan
Mithras, kafasını kült resmin soluna doğru yöneltmiş, vücudunun ¾’ü görünüyor ve diğer
canlandırmalarla karşılaştırıldığında duruşunun onların aksine dik olarak resmedilmiş olduğu
gözlemlenmiştir. Sol kolu boğanın kafası tarafından kapatılmış (birçok sahnede bilindiği gibi
boğanın burun deliklerinden tutmak için, hafif bükülmüş şekilde hayvanın ağzına doğru
yönlendirdiği görülmektedir "Fig. 2"); sağ kolu bükülmüş bir şekilde göğsünün önüne alınmıştır.
Hançerin kalıntıları tanımlanamıyor ve hançeri boğaya sapladığına dair bir duruş da tespit
edilemediği için, Mithras’ın hançeri ya sadece tuttuğu ya da ölüm darbesinden önce
resmedildiği şeklinde iki yorum getirilmiştir 69. Mithras’ın giysisinden sadece sola doğru esen
paltosunun silüeti açık bir şekilde görülebilmektedir. Mithras resimlerinin genel
ikonografisinden dolayı uzun kollu, kemerli bir tunikle, pantolonlu, çizmeli ve frig başlıklı bir
kostüm ile tasvir edilmesinin beklenildiği, fakat burada bel altındaki, dar ve ‘u’ seklinde,
dışarıya doğru rölyef çizgisi ve onun altında özellikle sol kalçanın üstünde ilginç bir şekilde
kalınlaşan kabarık oluşum gibi birkaç detayın, daha çok Jüpiter Dolichenus’un giydiği gibi, bir
göğüslüğü hatırlattığı söylenmektedir 70 (Figür 9). Boğanın altındaki bölgede başka tasvirlerin
tespit edildiği ve sahnede Mithras’a sıklıkla eşlik eden hayvanlar ise şu şekildedir: boğanın sağ
ön ayağının altında köpek, onun da altında yılan ve yılanın solunda, boğanın arka ayakları
arasında, kıskaçları ile boğanın testislerine doğru uzanan bir akrep zorlukla da olsa
seçilebilmektedir. Sahnenin iki yanında meşale taşıyıcıları, Cautes ve Caupates bulunmaktadır.
Meşale taşıyıcıların da üstüne, sahneyi kaplayan kavisin üst kısmında, köşelerde büyük
deliklerin bulunduğu ve içinde kafaların (büstlerin) olduğu tahmin edilmektedir. Diğer
ikonografilerden de bilindiği gibi Güneş tanrısı Sol ile Ay tanrıçası Luna figürleri görülmekte
olduğu için aynı şekilde burada da olduğu düşünülmektedir 71.
Mithraeum II'de ise yine diğer kabartmada olduğu gibi Mithras'ın boğa kurban etme
sahnesi betimlenmiştir (Fig. 8), ancak burada çok daha fazla tahribat olduğu için tanımlaması iyi
bir şekilde yapılamamasına rağmen kurban sahnesi olduğu ve diğerindeki gibi sağ ve solunda
meşale taşıyıcıları olan Cautes ve Caupates ile diğer hayvan figürleri bulunmaktadır 72.
69
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s. 103)
70
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.103)
71
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.104-105)
72
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.95)
11
Mithraeum I'deki "haç" İşaretinin Anlamı, Hıristiyanlık-Mithraizm Mücadelesi
Doliche'de Mithraeum I'de yer alan kabartmada, bu çalışma için önemli olan Mithras’ın
başının tıraşlanmış/parçalanmış ve yerine bir haç çizilmiş olmasıdır. Söz konusu haç Mithras'ın
ağız hizasından başlıyor ve sahneyi yukarı doğru bitiren yayın başlamasıyla birlikte bitiyor 73. Bu
durum söz konusu Mithraeum’un yıkıldıktan ya da terk edildikten sonra Hıristiyanlar tarafından
kullanıldığının açık bir kanıtı olarak görülmekte ve haç simgesinin, tanrıyı “zararsız” hale
getirdiği ve böylelikle de Hıristiyanlığın zaferinin vurgulamış olduğu söylenmektedir 74.
Syria Roması olarak görülen bu bölgede geç dönemlerde dahi Mithraizm'in faal
olduğunu gösteren başka bir yer ise Kuzey Suriye’de, Apameia’nın 15 km. kuzeyinde bulunan
Hawarti merkezinde bulunan bir Mithras Tapınağı'dır; Roma dünyasının bilinen en geç tarihli ve
kullanıla görmüş Mithraeum’u olduğu söylenilen ve M.S. V. yy’da dahi hala kullanıldığı
anlaşılan tapınağın, üzerine de 480 yıllarında inşa edilmiş olan küçük bir kilise bulunmuştur 75.
Bunların yanı sıra yine Anadolu'dan Pontos Bölgesi'nde Trapezus / Minthrion'dan da aynı şekilde
Mithraeum olduğu düşünülen bir mağaranın daha sonra kilise olarak kullanıldığı
belirtilmektedir 76. Trapezus'da Hıristiyanların artık egemen olmaya başladığı, Lucites’in oğlu
Constantinus tarafından yazılan ve Diocletianus döneminde Trapezuslu Aziz Eugènius’un iki
arkadaşıyla beraber nasıl bir Mithras heykelini dağda devirdiğini anlatan bir övgü metninden
bilinmektedir; metne göre Aziz Eugènius'un geceleyin yüksek bir tepeden Mithras'ın heykelini
aşağıya atmasıyla kent sakinleri Hıristiyanlığa dönmeye başlamışlardır 77.
Mithraizm ve Hıristiyanlık'ın mücadeleleri kuşkusuz en uzun soluklu olanlardandır. Zira
her iki dinin de yayılım alanının oldukça geniş olduğu görülmektedir. Franz Cumont'a göre her
iki dinin de benzer dönemlerde, benzer koşullar altında ve hemen hemen eş zamanlı bir yayılım
gösterdiği belirtilmektedir 78
. Hıristiyanlığın ilk fetihleri Yahudi diasporaları tarafından
desteklenmiş ve bu yüzden, ilk olarak İsrail kolonilerinin yaşadığı ülkelerde yayılmıştır.
73
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s. 102)
74
(Blömer ve Winter, 2011, s.259-260)
75
(Gawlikowski, 1999, s.197-204)
76
(Tsetskhladze, 1992, 122); (Cumont, 1906, s. 367)
77
Metin için ayrıca bkz. (Tsetskhladze, 1992, 122) ; (Cumont, 1906, s. 367)
78
(Cumont, 1956, s.189)
12
Hıristiyanlığın çoğalması büyük oranda “ulusları bilgilendirme” amacının baskısıyla yapılan
çalışmalar sayesinde olmuştur 79.
Diğer taraftan, Mithraizm’in yayılımı büyük ölçüde sosyal ve siyasal faktörlerin aslında
doğal bir ürünü olmuştur. Köle ithalatı, askeri birliklerin taşınması ve kamu görevlileri transferi
gibi durumların gerçekleşmesi, inananların çoğunluğunun bu insanlar olması ile yayılımı
sağlamıştır 80 . İtalya dışında, Mithraizm temel olarak sınırlarda yayılmış ve aynı zamanda
şehirlerde ve ülke çapında sağlam bir yer kazanmıştır. Yine bu akım, en güçlü desteğini Tuna
eyaletlerinde ve Almanya'da bulmuş; araştırmacılarının tahminleri üzerine sadece Roma'da 700
Mithraeum olduğu, inanan nüfusunun ise 538,000 ile 1,250,000 (II. yy'ın ortalarında) civarında
olduğu düşünülmektedir 81 (Har. 4).
Hıristiyanlık'ın ise en büyük ilerlemesini Anadolu ve Suriye'de yapmış olduğu 82, ancak
IV. yy 'da Roma'daki varlığı yalnızca 25 Hıristiyan tituli 83 ile belirtilmekte ve bazı araştırmacılar
50,000, bazıları ise yaklaşık 267,000 nüfusa sahip olduğunu belirtmektedirler 84. Anlaşıldığı gibi,
iki dini gücün alanları tesadüfi olarak belirlenmemişti ve böylece direkt olarak savaşa girmeden
onlar uzun süreli büyüyebilme ve gelişme olanağına sahip oldukları belirtilmektedir. Afrika'da,
Rhone Vadisinde ve özellikle Roma’da iki rakip dinin temeli atılmıştır; ayrıca bu rekabet
III.yy’da Mithras’ın inananları ile İsa’nın havarileri arasında özellikle faal olmuştur 85. Her ne
kadar (Paganlarda tanrıların evleri sayılan tapınakların bulunmasının aksine) Hıristiyanlar için
Tanrı'nın her yerde olduğu, bu yüzden "pre-sacred" denilen kutsal yerlerin olmadığı söylense de
ironik olarak tapınakların yerine kiliseler yapılarak Bakire Meryem'e ya da İsa'ya adanmıştır 86.
Baker’in söylediğine göre, söz konusu iki din arasındaki mücadele öyledir ki, I.
Constantine’nin Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinden sonra, Hıristiyanlar biraz daha
79
(Cumont, 1956, s.189)
80
(Cumont, 1956, s.189)
81
(Martin, 1989, s. 3)
82
(Cumont, 1956, s.191-193)
83
Roma'da kurulan ilk yasal kiliselere tituli denir.
84
(Martin, 1989, s. 4)
85
(Cumont, 1956, s.191-193)
86
(Foschia, 2002, s. 109)
13
abartarak, baltalarını ve kazmalarını alarak Mithras Tapınakları’na dalmışlardır 87 ; ne kadar
tablet ve tasvir varsa tamamını kırıp parçalamış ve yok etmişlerdir; ayrıca şöyle bir ifade
bulunmaktadır: "Bir zamanlar Mithras uğruna zulme uğrayan, diri diri yakılan ve aslanlara
yedirilen Hıristiyanlar, artık kendi saflarına kattıkları devlet gücüyle, tapınaklarını yıkmaya,
Mithraistleri Hıristiyan olmaya zorlamaya başlamışlardır. Sayılarının sürekli olarak artmasıyla
birlikte Hıristiyanlar, Mithraistler üzerinde muazzam bir tesirde bulunmuş, hemen hemen tüm
Mithraisleri kendi tarafına çekmeyi başarabilmişlerdir" 88. Aynı zamanda Mısır’da, Hıristiyanlara
ait her yaştan kafatasının bulunmasıyla da sadece Hıristiyanların değil, Mithraistlerin de
saldırdığı ve ciddi zararlar verdiği belirtilmektedir 89.
Hıristiyanlık ve Mithraizm'in Benzerlikleri
IV. yy. boyunca Hıristiyanlık ve paganizmin yavaş yavaş artık rollerini değiştirdikleri
görülmektedir; çok tanrılı dinler gizemlerin tek otoritesiyken, pozisyonlarını terk etmek zorunda
kaldılar, Hıristiyanlar ise zulüm görmekten kurtulmuş, yeni bir kimlik kazanmış ve devlet dini
olmanın ötesine geçmişlerdir 90. II. ve III. yüzyıllarda Mithras'ın, şüphesiz Roma İmparatorluğu
Dönemi boyunca en önemli tanrılardan biri olarak görülmesine rağmen 91, 324 yılında Roma
İmparatoru I. Constantinus'un Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinden sonra tıpkı diğer
gizem dinlerinin yaşadığı bir süreç olarak, Mithras kültünün de hızla gerilediği
belirtilmektedir 92.
Ancak bütün bu mücadelelerin yanı sıra ve başlarda farklı yerlerde yayılım göstermiş iki
rakip din olmalarına rağmen yadsınamayacak sayıda benzerlikleri bulunmaktadır 93. Bu konuda
Hıristiyanlık ile ilgili çalışmalarda, Mithras sanki onun şeytani bir yönü gibi aksettirilmiş, bu
yüzden eski araştırmaların pek doğru olmadığı söylenmektedir. Bunun karşıtı araştırmalar da
87
(Baker, 1931, s.86)
88
(Baker, 1931, s. 92,93)
89
(Winter, 2000, s.174)
90
(Foschia, 2002, s. 105)
91
(Winter, 2000, s.173)
92
(Estin ve Laporte, 2010, s.217)
93
(Cumont, 1956, s.191-193)
14
bulunmaktadır. Günümüzde objektif olmayan görüşler yerine, direkt olarak bir benzerlik,
kopyalama gibi bir etki olmadığı belirtilmiştir 94.
Her iki din de iyi ve kötü arasında yol gösterici konumundadır ve ikisi de takipçileri
tarafından ışığın ve güneşin tanrısı olarak görülmüşlerdir 95 . Yine her ikisi de yoksulluğu,
ılımlılığı, fedakârlığı, kendini kontrol etmeyi temel prensip değerleri arasında sayıyorlardı,
yani hemen hemen dünya anlayışı ve insanın kaderi konusunda görüşleri benzemekte olduğu;
dolayısıyla propagandalarının benzediği, felsefi ayrımcılıktan ziyade çoğunluğa yöneldikleri
anlaşılmaktadır 96.
Her ikisi de kutsanmışların yaşadığı, gökyüzünde bir cennetin varlığını ve yer altında,
şeytanların doldurduğu bir cehennemin varlığını kabul ediyorlardı; tarihi bir tufan ile başladığı
temeline dayandırıyorlardı; kendi geleneklerini ilkel bir vahiy kaynağı olarak kabul ediyorlardı
ve her iki din de ruhun ölümsüzlüğüne son bir mahkemeye, yeniden canlanmaya ve neticede
evrenin büyük bir yangınla yok olacağına inanıyorlardı 97.
Her iki dinin üstatları, gizlice ve özenle ayin yapıyorlardı ve bu üstatların kendilerine
“brothers” dediği anlaşılmaktadır ki, ibadetlerinde bunun gibi sayısız benzerlikler
bulunmaktadır 98. Şarap ve ekmek ayini, ruh ve bedenin kurtuluşunu uman vaftiz törenleri, pazar
ayinleri ve IV.yy’dan beri noelin kutlandığı aynı gün olan 25 Aralık'ta güneşin doğuşunu
kutluyor oldukları söylenmektedir. Mithraistlerin daha öncesinde pazar gününü kutsadıkları
belirtilerek, 25 Aralık’ı da Mithras’ın doğum günü olarak kutsamaları ile İsa’nın doğum günü
olarak bu günün yansıtıldığı söylenmektedir. Hatta İmparator Constantine’nin kimseye
danışmadan ve hiçbir tarihsel bulguya da dayanmadan, İsa’nın doğum gününü 25 Aralık olarak
belirlediği söylenmektedir 99.
İkonografik olarak benzerliklerin de Mithras'ın sıklıkla betimlenmiş olduğu tauroctony
sahnesindeki figürlerin gösterilme şekillerinin bazı Hıristiyan betimlemelerinden de karşımıza
94
(Winter, 2000, s. 173)
95
(Winter, 2000, s. 173)
96
(Cumont, 1956, s. 189)
97
(Cumont, 1956, s.192)
98
(Cumont, 1956, s.189-192)
99
(Jones, 1972, s.19-21)
15
çıktığı belirtilmektedir 100. Bunlardan belirgin olanların bazıları şunlardır: hemen hemen bütün
tauroctony sahnelerinde karşımıza çıkan Cautes ve Cautopates'in Hıristiyan sanatında da IV.
yy'dan sonraki dönemlerde genellikle Mary ve John olarak benzer formda görülmektedir (Fig.
10); yine Cautes ve Cautopates'i hatırlatan taşıyıcılar olarak lance (üfleme borusu) taşıyan
Longinus ve spance (sünger?) taşıyan Stephaton figürleri yer almaktadır, ayrıca bazen aynı
şekilde Persian dress denilen kıyafeti ve Frig başlığı ile de betimlenmişlerdir (Fig. 11). Boğa
kurban sahnesinin de benzer şekilde Hıristiyanların ölüm üzerine zaferlerini simgeleyen bir
aslanın kurban etme sahnelerinin olduğu da görülmektedir (Fig. 12).
Bu gibi örneklerin çoğaltılabileceği veriler olmakla birlikte Mithraizm’in Hıristiyanlık
üzerinde oldukça etkin olduğu, bir çok geleneğinin değiştirilmeden aktarıldığı açık bir şekilde
görülmektedir.
Henüz yeni bir din olarak ikonografisinin de oluşmaya başladığı Hıristiyanlık'ın ilk
dönemlerinde Pagan dinlerinden biri olan Mithraizm'in gerek sanatından gerekse
geleneklerinden oldukça etkilenmesi, kendine aktarması bir çok dönemde ve farklı kültürlerin
geçişlerinde karşılaşılan bir durumdur; farklı dinler farklı yaşam tarzlarının birden ortaya
çıkmadığı gerçeği bu kültürlerin sanat eserlerinde de görülmektedir, dolayısıyla Hıristiyanların
ortaya çıkması ile, hatta genişlemesi ile dahi kendilerini özgü bir sanat akımı oluşturması
beklenmemelidir.
100
(Brussels, 1975, 507-517)
16
SONUÇ
324 yılında Roma İmparatoru I. Constantinus'un Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul
etmesinden sonra bir çok Pagan dini gibi Mithraizm'in de giderek ortadan kaldırılmaya
çalışıldığı bir döneme girilmiştir. Ancak en az Hıristiyanlık kadar benimsenmiş bir din olan
Mithraizm'in tamamıyla ortadan kaldırılması yüzyıllar sürmüş, hatta günümüzde dahi
Hıristiyanlık dinine bakıldığında hala izlerinin devam ettiği, özgün sayılan bazı geleneklerin
Mithraizm gelenekleri olduğu görülmektedir.
Tabi ki bu kadar güç sahibi olmaya çalışan ve bu doğrultuda ilerleyen bir din olarak
Hıristiyanlığın her türlü yolu deneyerek ön plana çıkmaya çalışmasıyla bu aşamaya gelmesi
paralel gözükmektedir. Yüksek kesimlerden ve felsefesinden ziyade daha yoksul olan çoğunluğa
hitap etmesi ile diğer var olan dinleri yok etme çabaları nihai sonuca varmasını sağlamıştır. Bu
anlamda her ne kadar Mithraizm ile benzediği görülse de Hıristiyanlığın köleler tarafından
yoğun bir şekilde ilgi görmesinden dolayı belki de Roma İmparatorluğu'nu tehdit eder hale
geldiği için ağır basmış ve devlet dini haline gelmiştir. Bu doğrultuda bir çok gücü kendinde
görmeye başlayan Hıristiyanlık diğer dinleri ortadan kaldırma yetkisini de bir anlamda kendinde
görmeye başlıyor ve tam anlamıyla yakıp yıkıyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de
kuşkusuz Doliche'de bulunan Mithras tasvirinin tıraşlanıp yerine Hıristiyanlığın varlığını
gösteren en belirgin simge olan "haç" işaretinin kazınmasıdır.
Anadolu'da ve yakın çevresinden bilinen benzer örneklerin de olduğu Mithraizm'in artık
somut anlamda bitmeye başladığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Ne var ki günümüzde dünyanın
büyük bir nüfusunun farklı çeşitlerde olsa da Hıristiyanlık dinine bağlı olması, aslında yüzyıllar
öncesinden beri var olan ve "günümüz gerçekleri" ile değerlendirildiğinde hemen her kesimden
insanların hikaye olarak gördüğü Pagan dinlerinden "Mithraizm"in devamı olabileceği
düşüncesini bilim insanlarından uzaklaştıramayacaktır.
17
FİGÜRLER LİSTESİ
1. Mithraizm’in “erginlenme töreni”. Betimlemede diz çökmüş, gözleri kapatılmış,
kolları arkasından bağlı halde çıplak bir erginlenme adayı bulunmaktadır; arkasında
mystagogue (dini sırları açıklayan kimse) yer almakta; frig başlığı takmış, mızrak ya
da değnek taşıyan (pater?) bir kişi de ona doğru ilerlemektedir 101.
2. Londra'nın yakınlarında bulunan Walbrook'dan ele geçen Mithras’ın tauroktony
sahnesini çevreleyen Zodyak (gezegenler) ile gösterimi 102.
3. İtalya’da Roma’da bulunan Barberini Mithraeum freski: merkezde boğa kurban
sahnesi ile Mithras, iki yanında meşale taşıyıcılar Cautes ve Caupates; üstte iki yay
şeklinde zodyak ve sabit yıldızlar vardır; yayların üstünde solda Helios, sağda Luna,
yanlarda ise Mithras’ın çeşitli betimlemeleri gösterilmiştir 103.
4. İngiltere’de bulunan, Mithras’ın kayadan doğarken betimlenmiş olduğu kabartma:
etrafında oval şekilde kaplanmış Zodyak işaretleri bulunmaktadır, alt soldan saat
yönünde: Kova, Balık, Koç (ilkbahar ekinoksu), Boğa, İkizler, Aslan, Başak, Terazi
(sonbahar ekinoksu), Akrep, Yay ve Oğlak 104.
5. Doliche’deki Mithraeum I’de kuzeydoğusundaki duvardan ele geçen tauroktony
sahnesi 105.
6. Doliche’deki Mithraeum I’de kuzeydoğusundaki duvardan ele geçen tauroktony
sahnesindeki "haç" şeklinden ayrıntı 106.
7. Doliche’deki Mithraeum I’de kuzeydoğusundaki duvardan ele geçen tauroktony
sahnesinin çizimi 107.
8. Doliche’de bulunan Mithraeum II’nin duvarında bulunan rölyefin çizimi 108.
9. Gaziantep’te Dülük Baba Tepesi’nden ele geçen Jupiter Dolichenus heykelciği 109.
101
(Burkert, 1999, s. 106)
102
(Merkelbach, 1984, s.329)
103
(Vermaseren, 1982, Levha XI)
104
(Merkelbach, 1984, s.326)
105
(Winter ve Blömer, 2006, s.11)
106
http://www.doliche.org/indextr.htm
107
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.150)
108
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.150)
109
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004,)
18
10. Erken V. yy'a tarihlendirilen Moselkern kilisesinden bir betimleme 110.
11. Tauroctony sahnelerinde gösterilen Cautes ve Cautopates'in Hıristiyan sanatından
benzer örnekleri 111.
12. Mithras'ın boğa kurban etme sahnesi ile aralarında benzerlik olduğu belirtilen
Hıristiyanlık sanatından örnekler 112.
110
(Brussels, 1975, pl. 34c)
111
(Brussels, 1975, pl.34 e, f, pl. 35 a, b)
112
(Brussels, 1975, pl. 38 a, b)
19
HARİTALAR LİSTESİ
1. Doliche'nin Türkiye'deki konumu 113.
2. Doliche genel ve Dülük baba tepesi planı 114.
3. Türkiye'de Mithraizm kültünün olduğu ve henüz tartışmalı olan yerleşim yerlerinin
coğrafi konumu 115.
4. Tüm Mithraeum'ların Dünya üzerindeki coğrafi konumları 116.
5. Doliche’deki Mithras tapınaklarının planları 117.
113
http://www.doliche.org/indextr.htm
114
http://www.doliche.org/indextr.htm
115
(Güran, 2010, s. 103)
116
http://www.mithraeum.eu/map.php
117
(Winter ve Schütte-Maischatz, 2004, s.130)
20
KAYNAKÇA
Arslan, M. (1999). Roma Dönemi Kilikya Şehir Sikkelerinde Mithras Kültü. OLBA (2),
425-445.
Baker, G.P. (1931). Constantine and the Cristian Revolution. New York: Eveligh
Nash&Grayson Limited.
Beck, R. (2004). Beck on Mithraism. Trowbridge: Wiltshire.
Brussels, A. D. (1975). Mithras and Christ: Some Iconographical Similarities. Hinnells I. (ed.).
International Congrees of Mithraic Studies. Vol 2. Manchester University
Press, 507-517.
Clauss, M. (1990). Mithras Kult und Mysterien. München: Kempten Printed in Germany.
Cumont, F. ve Cumont E. (1906). Studia Pontica, II: Voyage d’exploration archéologique dans
le Pont et la Petite Arménie. Bruxelles.
Cumont, F. (1956). The Mysteries of Mithra (T.J. McCormack çev.). New York: Dover.
Dürüşken, Ç. (2000). Roma’nın Gizem Dinleri. İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları.
Estin, C., Laporte, H. (2010). Yunan ve Roma Mitolojisi (M. Eran, Çev.). Ankara:
TÜBİTAK.
Foschia, L. (2002). Shifting Pagan and Christian Cult Places in Late Antiquity: from
Monumentalization to Cryptocult and vice versa. Symposion on
Mediterranean Archaeology. BAR International Series 1040. 105-111.
Güran, S. (2010). Küçük Asya’da Mithras Kültü. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara
Üniversitesi, İstanbul.
Grégoire, M. H. (1908). Note sur une inscription gréco-aramnéenne trouvée à Farasa
(Ariaramneia- Rhodandos). CRAI, 434-447.
21
Hinnells, J.R. (1975). Mithraic Studies. Manchester: Manchester University Press.
İznik, E. (1999). Anadolu'da Mithra Kültü. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara.
Jones, A.H.M. (1972). Constantine and the Conversion of Europe. London: University of
Toronto Press.
Martin, L. H. (1989). Roman Mithraism and Christianity. BRILL. Vol. 36, Fase. 1, 2-15.
Renan, E. (1923). Marc-Auréle et la fın du Monde Antique. Paris: Calmann-Levy.
Ulansey, D. (1989). Mitras Gizlerinin Kökeni (H. Ovacık, Çev.). İstanbul: Arkeoloji ve
Sanat Yayınları.
Şahin, E. (2012). Anadolu'daki Mithras Tapınakları ve Buluntuları. Yayınlanmamış Lisans Tezi.
Ankara.
Şahin, S. (1999). Die Inschriften von Perge. IGSK 54. Bonn.
Şenyurt, S. Y ve Erol. A. F. (2011). A Terracotta Mask of Mithras Found at Camihöyük-
Avanos, Cappadocia Providing New Evidence on the Mithraic Cult and
Ritual Practices in Anatolia. TÜBA-AR 14. 87-106.
Tsetskhladze, G.R. (1992). The Cult of Mithras in Ancient Colchis. Revue de l’histoire des
religions 209, 2, 115-124.
Vermaseren, M. J. (1982). Mithriaca III. The Mithraeum at Marino. Leiden: Brill Academic
Publishers.
Winter, E. (2000). Mithraism and Christianity in Late Antiquity. S. Mitchell ve G. Greatrex
(Ed.). Ethnicity and Culture in Late Antiquity, 173-182. London.
Winter, E. Schütte-Maischatz, A. (2004). Doliche-Eine kommagenische Stadt und ihre Götter:
Mithras und Jupiter Dolichenus. Asia Minor Studien(52). Bonn: Dr. Rudolf
Habelt GMBH.
22
Winter, E. Blömer, M. (2006). Doliche (N. Salgar Çev.). Gaziantep: Mark.
Winter, E. Blömer, M. (2011). Toros ve Fırat Arasındaki Tanrılar Ülkesi: Kommagene (N.
Naycı, Z. Yüncü, S. Coutignies, P. Aykaç, Ö. Özçakır ve Güney, Çev.).
İstanbul: Homer Kitabevi.
23
FİGÜRLER
Figür 1:
Figür 2:
24
Figür 3:
Figür 4:
25
Figür 5:
Figür 6:
26
Figür 7:
Figür 8:
27
Figür 9:
Figür 10:
28
Figür 11:
29
Figür 12:
30
HARİTALAR
Harita 1:
Harita 2:
31
Harita 3:
Harita 4:
32
Harita 5:
33