FACEBOOK MUHALİFLERE KARŞI NE KADAR ŞEFFAF? BARIŞ
VE DEMOKRASİ PARTİSİ’NİN SOSYAL MEDYA SERÜVENİ
Dr. Aslı Telli Aydemir
GİRİŞ
Bu çalışmada1 Türkiye’de 2011 Genel Seçimleri’nde Barış ve Demokrasi
Partisi’nin (BDP) web 2.0 uygulamalarından birisi olan Facebook’u hangi amaçlarla,
ne şekilde kullandığı ele alınmaktadır. Seçimin gerçekleştiği siyasi atmosferde BDP
için özellikle Facebook hesabının alternatif bir mecra rolü oynadığı çalışmanın sonuç
raporunda ve İ&D dergisinin ilk sayısında 12 Haziran 20112 seçim gününden örnekler
1
Bu
çalışma
Tübitak
Sobag
tarafından
desteklenen
111K263
no’lu
“Sosyal
Medya
Ortamlarının
Siyasal
İletişim
Uygulamaları
Açısından
İncelenmesi:
Türkiye’de
2011
Genel
Seçimleri’nde
Facebook
ve
Twitter’ın
Siyasi
Partiler
ve
Liderler
Tarafından
Kullanılması”
adlı
sosyal
bilim
projesinden
üretilmiştir.
Söz
konusu
araştırma
projesi
Türkiye’de
2011
Genel
Seçimlerinde
siyasi
partilerin
ve
siyasi
parti
liderlerinin
siyasal
iletişim
uzamı
olarak
Facebook
ve
Twitter
özelinde
sosyal
medya
ortamlarını
kullanım
pratiklerinin
nicel-‐nitel
içerik
çözümlemesi
ile
söylem
çözümlemesi
çoklu
yöntem
uygulamasıyla
incelenmesi
üzerinedir.
Burada
yayınlanan
kısım
ise
sadece
BDP’nin
web
1.0
ortamı
ve
Facebook
ortamı
kullanım
örüntüsünde
bir
görüntüyü
tartışmaya
açmaktadır.
Projede
tüm
partilerin
Facebook
hesapları
nicel-‐nitel
içerik
çözümlemesi
ile
incelenmiştir.
Çalışma
süresince
görülmüştür
ki,
BDP’nin
Facebook
hesabı
kullanımının
diğer
partilere
kıyasla
özgül
bir
yanı
vardır.
Bu
nedenle
bu
kullanım
üzerine
söylem
çözümlemesi
uygulanmıştır.
BDP
dışındaki
diğer
partilerin
Facebook
hesapları
seçim
sürecinde
özellikle
Twitter
ortamıyla
bütünleşik
çalıştığından,
belirli
bir
tarihten
itibaren
Twitter
gönderilerinin
bir
tekrarından
öteye
geçmemiştir.
Hem
yüklenen
içerik
hem
de
nicel
göstergeler
kullanılarak
veriye
bakıldığında
BDP’nin
bu
mecrayı
daha
belirgin
ve
amaca
yönelik
daha
etkin
kullandığı
görülmüştür.
Sosyal
medya
ortamlarının
anaakım
medyada
yer
alma
konusunda
sorunu
olan
tüm
partiler
ve
siyasi
oluşumlar
için
bu
bağlamda
etkili
ve
işlevsel
kullanılması
olanaklıdır.
Bu
çalışmada
da
BDP’nin
Facebook
kullanım
pratiği
üzerinde
bu
gerekçeyle
durulmaktadır.
2
Türkiye
Büyük
Millet
Meclisi
24.
Dönem
üyelerinin
belirlenmesi
amacıyla
genel
seçimler
yapılmıştır.
12
Haziran
2011
Türkiye
Genel
Seçimleri,
34
yıldan
sonra
Türkiye'nin
"erken"
yapılmayan
ilk
genel
seçimleridir.
2011
Genel
Seçimleri’ne
“parti
olarak”
girmeyen
Barış
ve
Demokrasi
Partisi
(BDP)’nin
öncülüğünde
kurulan,
18
siyasi
parti
ve
hareketin
oluşturduğu
Emek
Özgürlük
ve
Demokrasi
Bloğu
büyük
bir
başarıya
imza
atarak
36
milletvekilini
parlamentoya
göndermiştir.
Geçen
dönem
TBMM’de
21
milletvekili
ile
temsil
edilen
BDP,
2011’de
yapılan
seçimin
sonuçlarına
göre
vekil
sayısını
yüzde
50’nin
üzerinde
artırmıştır.
Tunceli’de
milletvekili
çıkartamayan
Blok,
2011
Seçimleri’nde
Kars,
Ağrı,
Adana,
Bingöl,
Mersin
gibi
daha
önce
milletvekili
çıkartamadığı
illerden
birer
milletvekili
çıkarmıştır.
BDP’nin
geçen
seçimlerde
1
milletvekili
çıkardığı
Hakkari’den
bu
kez
3
milletvekili
çıkmış,
Diyarbakır,
Mardin,
Şırnak,
Batman,
Muş,
Siirt,
Van
gibi
illerde
ise
aday
gösterilen
tüm
isimler
seçilme
başarısı
göstermiştir.
A.
Levent
Tüzel,
Ahmet
Türk,
Altan
Tan,
Aysel
Tuğluk,
Ertuğrul
Kürkçü,
Faysal
Sarıyıldız,
Gülseren
Yıldırım,
Gültan
Kışanak,
Hatip
Dicle,
Hasip
Kaplan,
İbrahim
Ayhan,
Kemal
Aktaş,
Leyla
Zana,
Sebahat
Tuncel,
Selahattin
Demirtaş,
Selma
Irmak,
Sırrı
Süreyya
Önder
gibi
isimler
Blok’un
meclise
taşıdığı
36
milletvekilinden
bazılarıdır.
Mardin’den
milletvekili
seçilen
1
verilerek ortaya konmaktadır3. Sonuç raporunda özellikle dikkat çeken günler, 1
Nisan sivil itaatsizlik eylemlerinin yansıdığı, 18 Nisan YSK Kararı ile 7’si Emek,
Demokrasi ve Özgürlük Bloku’ndan olmak üzere bağımsız aday olarak başvuran 12
kişinin adaylıkları iptal edildiği gün, 26 Nisan ise KCK tutuklamaları ve demokratik
çözüm çadırlarına yapılan müdahaleleri konu edinen gündür. Sonuç raporunda içerik
ve söylem çözümlemesinin yanında sosyal medyayı etkin kullanan milletvekilleri
Ertuğrul Kürkçü ve Hasip Kaplan’ın görüşmelerinden analizler yer almıştır. Sosyal
medya ekibinin ajanda yoğunluğu nedeniyle, kendileriyle ancak Temmuz-Ağustos
2013 döneminde bir telefon görüşmesi ve e-posta yazışması gerçekleştirilebilmiştir;
yapılan görüşmeler dahilinde partinin seçim sürecinde ve sonrasında bu mecrayı
kullanım pratikleri, Kürt hareketinin yeniden şekillenmesine olan etkisi
irdelenmektedir. Çalışmanın son aşamasında, Facebook arayüzünde, özellikle
ağırlıklı olarak sayfa kapatma şeklinde yaşanan engelleme ve bloklamaların da
gerçekleştiği, BDP Genel merkezi ve parti temsilcilerini etkileyen sansür süreci
tartışılmaktadır.
1. BDP’nin Sosyal Medya Kullanımına Genel Bakış4
Daha önce Ertuğrul Kürkçü ve Hasip Kaplan’la yapılan görüşmeler ışığında
mecranın bir tür haber yayma özelliği sıklıkla vurgulanmıştır; özellikle BDP gibi ana
akım medyayı bu anlamda etkili kullanma olanağı ol(a)mayan siyasi partiler için de
haber yayma özelliğinin önemli ve etkili bir araç olduğu yine altı çizilerek
belirtilmiştir. Twitter daha kişisel kullanıma uygun bir arayüz olduğundan,
milletvekilleri tarafından tercih edilmekte; genel merkeze ait twitter hesabı tweetleri,
yine milletvekilleri tarafından retweet edilmektedir.
Twitter hesabının kişisel, Facebook hesabının kurumsal olması nedeniyle
daha güçlü görünürlük sağladığı söylenebilir. BDP hesaplarını sadece yurttaş ve
Erol
Dora
ise
Türkiye’de
milletvekili
seçilen
ilk
Süryani
olmuştur.:
http://secim2011.hurriyet.com.tr/partidetay.aspx?pid=1
Erişim
tarihi:
22
Mayıs
2013.
3
Derginin pdf tam metni için:
http://www.iletisimvediplomasi.com/Uploads/Dergi/IveD_PDF_Filigramli_.pdf
4
Sosyal medyaya genel bakışın İ&D dergisindeki yazıda milletvekilleriyle görüşmeler
ışığında özet niteliğinde yer aldığını belirtelim.
2
siyasetçi etkileşimi için değil ayrıca Kürt siyasi hareketinin diğer önemli aktörleriyle
de iletişim ve etkileşim için kullanmaktadır. Bu saptama sosyal medya ekibiyle
yapılan görüşme ve yazışmalarda da doğrulanmıştır. Ekip aynı zamanda, hem Kürt
siyasi hareketinde önemsenmesi gereken diğer aktörlerle hem de parti içi etkileşimde
sosyal medyanın görece ucuz, etkili, zaman ve mekân kısıtı olmadan kullanılabilecek
araç olmasına işaret etmiştir. Burada Latour’un aktör-ağ kuramındaki düğüm, kilit
noktası ve çeperlerin birbiriyle olan ilişkisi öne çıkmaktadır (Harmann, 2009). Düğüm
parti içi ilişkileri, kilit noktası seçmenleri, çeperlerse diğer Kürt siyasi aktörleri temsil
etmektedir.
2. Sosyal Medya Ekibiyle Görüşmeler Işığında Sosyal Medyada BDP
11 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirdiğimiz 28 dakikalık telefon
görüşmesi ve Ağustos 2013’te gerçekleşen e-posta yazışmaları ışığında aşağıdaki
bilgiler iletilmiştir.
Tam zamanlı yer alanlar ve gerektiğinde katkı sunanlar dahil ekipte yaklaşık
10 kişi yer aldığı ve bu ekibin partinin kurumsal hesaplarını yönettiği belirtilmiştir.
Ekip dışından teknik konularda destek alınabiliyor. Parti websitesi ile sosyal medya
entegrasyonu konusundaysa cılız çalışmaları olduğu, kısa vadede en önemli hedefleri
arasında yer aldığını ilettiler. Kişisel hesapları yönetmedikleri, sosyal medya dışında
yeni medya faaliyetleri bulunmadığını ancak ilerleyen zamanlarda, koşulların
gerektireceği biçimde esneyebilecek algı, bakış açısı ve kapasiteleri olduğunu
eklediler.
a. Gündem yaratma, münazara ortamı olarak Sosyal Medya
Yukarıda sözü geçen vizyon esnekliğinin altında yatan neden, sosyal
medyayı daha önce ulaşamadıkları farklı kitlelelere ulaşmanın ve partinin yaygın
kamuoyunca bilinmeyen çalışmalarını yine farklı kesimlere iletmenin yolu olarak
görmeleri olabilir. Sosyal medyada ön plana çıkardıkları vurgu, partinin –çeşitli
nedenlerle- şimdiye dek sadece bir tek konuyla ilgiliymiş gibi anılmasını kırmak.
Bunun dışında dönemsel olarak parti ve eş genel başkanlarımız hangi konuya
odaklanıyorsa onu öne çıkarma gayretlerinin olduğundan söz ediyorlar.
3
Yukarıda söz edilen haber niteliğinin yanında, sosyal medyayı kişisel yaşam
deneyimlerinin paylaşılması yönüyle de çok değerli bulduklarını, gerek haberin
komünalleşmesi, gerek aidiyet hissinin gelişmesi, gerekse haklara sahip çıkma
bilincini artırması yönleriyle son derece önemli olduğunu vurguluyorlar. Hatta bunun
sosyal medyayı temel kullanım amaçları olduğunu belirtiyorlar. BDP’nin üzerinde
durduğu temel ideolojik kavramlar çatısında “Barış, demokrasi, yurttaşlık, anayasal
haklar...” ise sosyal medyanın özel bir işlevi olduğunu doğruluyorlar. Bu bağlamda,
özellikle tercih edilen ve sıklıkla ziyaret edilen sosyal medya arayüzlerinin yeni
kimlik alanları, sosyal yakınlık ve siyasi aidiyet hissi oluşturduğu söylenebilir
(Morley & Robins, 2012).
Yukarıda da belirttiğimiz gibi twitter adayların şahsi gündemini yaratmada,
Facebook’un BDP’nin siyasi gündemini yaratmada etkin olmuştur. Çeşitli nedenlerle
özellikle merkez medyada yer bulma sorunu olan partinin sosyal medyadaki 2011
seçim çalışmasının özel bir yerde olduğu belirtilmiştir. Ekibin kaleminden birkaç
cümle alıntılamak yerinde olur:
“Twitter’da, desteklediğimiz bağımsız adayların profesyonel destek
almadan yaptıkları, onların dokunulabilir, doğal, gerçek bireyler olduklarını
gösterdi. Bu yönüyle çok doğal ve başarılı olduklarını söylemek mümkün.
Özellikle desteklediğimiz bağımsız adayların aynı seçim çevresinde
farklı sokaklardan oy almaları gerektiği hatırlanacak olursa, bu konudaki
yayınlarımızın bir referans kaynağı olduğunu söyleyebiliriz. Bir de,
gönüllülerce işletilen diğer çok takipçili Facebook sayfaları için referans
kaynağı olduğumuzu da eklemeliyiz. Böylece direkt ulaşamadığımız pek çok
seçmenimize de ulaşabildik.”
Facebook’un genel seçimler öncesi sivil itaatsizlik hareketini oluşturmada,
KCK tutuklamalarını duyurmada etkin rol alıp almadığını, başka hangi gündemlerin
öne çıktığını düşündüklerini sorduk. Partilerinin çalışma modelini gözeterek,
4
Facebook’un sivil itaatsizlik hareketinde çok etkili olduğunu söylemenin abartılı
olacağını; bununla birlikte ‘KCK’ adı altında partiye yönelik gözaltı ve tutuklamaları
duyurmada etkin rol aldığını belirttiler. Başkaca öne çıkan gündemlerin dönemsel
olduğunu, bunların başında Van depremi sırasındaki çalışmaları ve Hükümet Adım At
kampanyasının geldiğini eklediler.
Bu dönemselliğe bir başka örnek düşünülebilir. Dağhan Irak ve Onur
Yazıcıoğlu’na göre sosyal medyanın politik gündeme etkisi konusunda en belirgin
olay Uludere olayıdır: “Sosyal medyanın politik gündemini incelediğimiz zaman
dilimi içerisinde, gündemin tamamen sosyal medya tarafından oluşturulduğu ve
medyanın buna zamanla uyum göstermek zorunda kaldığı en önemli (belki de tek)
olay, Uludere Olayı’ydı” (2012, s. 84). Buna karşılık yazarlar, alternatif gündem
yaratmanın, anaakım partileri destekleyen tarafın ürettiği hakim kodlara dayalı
içeriğin hızına ve tepkiselliğine orantılı olarak mümkün olabileceğini ekliyorlar. Bu
olgunun en yakın zamanda yaşanan kanıtı, iktidar yanlısı tweeplerin #DirenGezi
alternatifi hashtagleri viral yolla yaymaları ve yeni hesaplar açarak
yaygınlaştırmalarıdır.
Facebook ve/veya Twitter'ın münazara/müzakere ortamı yaratmada etkin
olup olmayacağını, başka hangi alternatifler kullanılabileceğini sorduğumuzdaysa
yanıtının son derece kapsamlı, makale gerektirecek bir soru olduğunu, bu soruya
verilecek kısa yanıtın, yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini vurguladılar.
Bununla birlikte ekip, Facebook ve twitter gündemini yakından takip
ettiklerini, ancak istedikleri düzeyde olmayanın buna göre strateji geliştirmek
olduğunu ekledi. Aynı yorum daha önce Ertuğrul Kürkçü’yle olan görüşmemizde de
dikkat çekmişti.
b. Sosyal Medyada Teknik Kullanımlar
Facebook yönetici panelinden akışları kontrol edip, belli kişileri
yönlendirdikleri, destekçileri içerik üretmek adına yüreklendirdikleri olup olmadığı
sorulduğunda, takipçileriyle ve kendisine mesaj yazanlarla iletişime geçilmediği
yanıtını verdiler.
5
Herhangi bir veri depoları ya da istatistik arşivleri yok. Bunun yanında BDP
resmi sitesinde seçmene yönelik etkileşim içeren, duyuru paneli, seçmenin görüşleri
gibi yeni uygulamalarla ilgili herhangi bir girişimleri de bulunmamaktadır. Bununla
birlikte, kendileriyle ilgisi olmayan hesaplarla ilgili oldukça naif bir üslup
takınmaktalar. Zira bu hesapların gönüllü gençler tarafından işletildiğini
düşünüyorlar. ‘Şikayet’ tarzları olmadığından, zaman zaman zarar vermiş olsalar da
herhangi bir yasal girişimleri olmadığını bununla birlikte, bazı Facebook sayfaları ve
Twitter hesaplarının partiyle ilgisi olmadığını, resmi hesaplarından duyurduklarını
belirtiyorlar.
Youtube’daki “BDPgenelmerkez” hesabının yönetimi ve bunun resmi
sitedeki BDP TV ile entegrasyonu üzerine çalışan bir birim olmadığını ancak
sanılanın aksine, özellikle mobil cihaz kullanımının giderek arttığı bir ortamda video
izlemenin pek de yaygın olmadığını bir not olarak eklemek istediklerini belirtiyorlar.
Diğer partilerin tercihlerindeki video yoğunluğuna bakıldığında bunun oldukça
şaşırtıcı bir tespit olduğu söylenebilir. Aynı zamanda BDP’nin internet ortamlarında
kurumsallaşabilmesi için Facebook sayfaları, Twitter hesapları ve YouTube kanalları
için e-posta adresleri ve sosyal medya hesapları aracılığıyla doğrulama başvuruları
yaptıklarını eklediler.
c. Planlar, etkin kullanım pratikleri ve yurttaşlık kültürü
Ekip, etkin kullanımı iki boyutlu olarak algılamaktadır:
1-Nicel: Sosyal medyanın, günün daha yoğun kullanıldığı saatleri ve ilginin
üzerinde toplandığı günlerinde paylaşım yapmak. Günün tüm zamanlarına yayılmak.
Etkin kullanım ard arda kullanıcıların ekranını dolduracak şekilde yayın yapmak
değildir.
2-Nitel: İçeriği çarpıcı olan, ne klasik medyada, ne de dijital medyada olan
yüklemeler yapmak.
6
Bu anlamda kafa yordukları ancak strateji üretmede geri kaldıkları
söylenebilir. Tektipleşmeye engel olmak, “facebook duvarını” aşmaya dair, pek ümitli
görünmemektedirler. Bunu şu şekilde açıklamaktalar: Facebook’ta aktif olan kişilerin
genel profili ve ‘bilgisayar tembelliği’ bir olay/haber/olgunun ilk haliyle kopyala-
yapıştır ve/veya link paylaşımı ile hemence yayılarak tektipleşebiliyor. Bunun
yanında, tekil kullanıcıların birbirlerinin ve takip ettikleri sayfaların etkisi altında
kalarak aynılaşmaları da söz konusu. Bu anlamda Bennett’in (2008) etkin katılım ve
çeşitli kullanım pratiklerine engel olarak gördüğü tektipleşen mecra ve kullanıcıların,
BDP sosyal medya ekibi tarafından bir tehlike sinyali olarak görüldüğü söylenebilir.
Şimdiye kadar herhangi bir davayla ya da yasal sorunla karşılaşmadıklarını,
kısa/orta/uzun vadeli planlarının merkezi seçim komisyonuyla basın birimlerinin
isteyecekleriyle netleşeceğini ekliyorlar. Yerel seçimler özelinde, bu aşamada,
partinin demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü belediyecilik anlayış ve
uygulamalarını duyuracaklarını, stratejik olarak yüklenilmesi gereken belediyelerdeki
seçim çalışmalarının öne çıkartılacağını belirtiyorlar.
Farklı dillerin kullanımı hiç kuşkusuz BDP’nin önemli gündem
maddelerinden. Bu konudaki sosyal medyada yönelimlerinin de aynı derecede önem
taşıyacağını düşündük. Yanıtları şöyle oldu:
“Zaman ve mekan sınırlaması olmayan sosyal medyanın farklı diller
için sınırsız olduğunun bilinciyle tamamen İngilizce paylaşımlar yapacak olan
Facebook ve Twitter hesaplarını açtık, test aşamasındayız. Eylül 2013
ortalarında etkili bir şekilde duyurarak tam start vermeyi hedefliyoruz.”
Sosyal medyanın siyasal iletişim aracı olarak gelecekteki rolüyle ilgili kısa
gelecekte klasik iletişim yöntemlerinin yerini alan değil, onların tamamlayıcısı olan
konumunun değişmeyeceğini, orta vadede etkisinin iyice artacağını öngörüyorlar.
Yurttaş gazeteciliğinin prestiji ve güvenirliğinin de artmasıyla, siyasi partilerin dikey
iletişim üretiminin yerini sempatizanların yatay iletişim üretiminin alacağını
düşünüyorlar. Bu anlamda yatay ve dikey iletişim farkındalığına twitter’ı yoğun
kullanan milletvekillerinin de sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir de gönüllülerin
ekipte yer alması yine yatay iletişimin varlığının kanıtı olarak alınabilir.
7
Sosyal medyanın yurttaşlık kültürüne etkisine gelince, iki yönlü etkiden söz
ediyorlar. Birincisi, aynı dili paylaşan insanlar arasında bağ kurması. Bu anlamıyla bir
duygu birliği. İkincisi, farklı dilleri kullanan insanlar arasında bir bağ kurması.
Son olarak, BDP sosyal medya hesaplarının 2011 Genel Seçimlerinde etkin
olup olmadığı konusunda görüşlerini sorduğumuzda, bunun çok da abartılmaması
yönünde yanıt alıyoruz. BDP sosyal medya hesaplarının 2011 genel seçimlerinde,
özellikle bağımsız adayların seçim alanlarının referansı olması yönüyle iş yaptığını
söylemek yanlış olmaz, şeklinde noktalıyorlar.
3. Facebook Sayfalarının Kapatılması Süreci
6 Temmuz-12 Ağustos tarihleri arasında bazen birer gün, bazen de bir hafta
arayla 10’dan fazla Facebook sayfası Facebook tarafından kapatıldı.
Kapatılan sayfalar ve takipçi sayıları (Alfabetik sırayla):
Ahmet Türk – 120 bin
Altan Tan – 201 bin
Ayla Akat Ata – 51 bin
Bdp sayfası – 181 bin
Gotinê Kurdî - 20 bin
Hasip Kaplan - 49 bin
Kurdî Müzik - 60 bin
Osman Baydemir 1 – 380 bin
Osman Baydemir 2 – 133 bin
Ötekilerin Postası – 138 bin
Sırrı Süreyya Önder – 387 bin
BDP sosyal medya ekibi tarafından 29 Ağustos 2013 tarihinde e-posta
adresime iletilen basın haber derleme, yorum ve analiz metninin başlığı Ak Parti -
Facebook İşbirliği: Facebook Sansürü şeklinde geçmektedir. Bu metinde Gezi
hareketi sürecinde AKP yöneticileri tarafından özellikle lanetlenen sosyal medyanın,
8
Facebook’la adeta işbirliği içinde kontrol altına alınmaya çalışılarak BDP resmi
hesaplarının ve bazı parti üyelerinin kişisel hesaplarının kapatılması, belli içeriklerin
sansürlenmesi üzerinde durulmaktadır.
Metinde, AKP’nin Gezi direnişinden sonra, daha önce biraz da
küçümseyerek baktığı sosyal medyanın etkisini kavradığı belirtilmektedir. Parti
bünyesinde bir sosyal medya komisyonu kurması bu kavrayışla ilintilendirilmektedir.5
Yine basına yansıyan haberlerden edinilen izlenimlere bağlı olarak, bu komisyonun
kararlaştırmasıyla Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nın Facebook ve Twitter ile
görüştüğü belirtilmektedir. Bakanın medyaya da yansıyan ifadesiyle Twitter
işbirliğine yanaşmadıysa da, Facebook’un işbirliği yapacağını ifade ettiği
eklenmektedir.6 Bakanın konuyla ilgili açıklaması şu şekildedir:
Bakan Yıldırım, bütün sosyal paylaşım sitelerini Türkiye'de ofis açmaya
davet ettiklerini bildirerek, şöyle devam etti: “Arkadaşlara yapılan yanlışlar
konusunda gerekli uyarıları yaptılar. Ancak onlardan müspet bir yaklaşım görmedik.
Facebook uzun zamandır Türk makamlarıyla uyumlu bir çalışma içinde bulunuyor.
Türkiye'de birimleri var. Onlarla bir sorunumuz yok ama Twitter'da da bu yapı
oluşabilir. Aksi halde bu sürdürülebilir bir şey değildir."
Bunun yanında, bakanın Facebook konusundaki ifadelerinin kamuoyundan
tepki görmesi üzerine Facebook’un, hükümetle iletişimlerinin sadece cinsel içerikli
yayınlarla sınırlı olduğu şeklinde bir açıklama yaparak tepkileri dindirmeye çalıştığı
belirtilmektedir.7
5
Ak Parti sosyal medya komisyonu kurdu haberi:
http://t24.com.tr/haber/akp-‐mkykden-‐stratejik-‐karar-‐sosyologlarla-‐
gorusulecek-‐sosyal-‐medya-‐komisyonu-‐kurulacak/231659
6
Ulaştırma ve haberleşme bakanının açıklamasının haberi (26 Haziran 2013)
http://www.radikal.com.tr/turkiye/twittertan_hukumetin_isbirligi_onerisine_re
t-‐1139187
7
Facebook’un aynı gün apar topar yaptığı açıklama:
https://www.facebook.com/notes/facebook-‐
t%C3%BCrkiye/t%C3%BCrkiyedeki-‐
kullan%C4%B1c%C4%B1lar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n-‐bilgilerinin-‐
9
Ancak özellikle muhalif sayfaların seri bir şekilde kapatılması AKP
hükümeti ile Facebook arasında gizli bir anlaşmanın varlığına işaret ediyor olabilir.
BDP sosyal medya ekibi gerekçe olarak ilk günlerde cinsel içerikli yayın gibi absürd
bir ifade kullanıldığını, son günlerde Facebook kurallarını ihlal gibi son derede
muğlak ve içeriği belirsiz bir otomatik mesaj geldiğini belirtmektedir.
Facebook’un karara mail ile itiraz edilebileceği yönündeki notu ise yasal
prosedürün yerine getirilmesinden ibaret görünmektedir, zira yine BDP sosyal medya
ekibinin itirazlarının yanıtlanmadığını öğrenmiş bulunmaktayız. Konuyla ilgili ekran
görüntüleri aşağıdaki gibidir:
devlet-‐otoriteleriyle-‐payla%C5%9F%C4%B1m%C4%B1-‐
hakk/678171822209105
10
kapatılan sayfaların teyidi:
a) kapatılan sayfanın facebook
url'i https://www.facebook.com/bdpgenelmerkez
b) yerine kişiler/inisiyatifler yeniden sayfalar açmışsa bunların
adresleri https://www.facebook.com/BDPGenelMerkez3 ve https://www.facebook.co
m/BdpSosyalMedya1
Sosyal medya ekibi, Facebook sayfa kapatma açıklamasının üç farklı şekilde
olduğunu belirtmektedir: 1-Cinsel içerik iddiasıyla, 2-Facebook topluluk kurallarını
ihlal gerekçesiyle, 3-Açıklama/gerekçe belirtmeksizin. Bu nedenler sayfa adreslerine
yazılı olarak tebliğ edildi. Otomatik bir [İtiraz et] butonuna tıklama ve sonrasında
yanıt alamama durumu var. Facebook ile iletişim mümkün görünmüyor.
Bunun yanında herhangi bir ülkenin kanunuyla gerekçelendirme yapılmamış,
hesaplarına admin adresleriyle de ulaşamamaktadırlar. Şikayetlerle ilgili kendilerine
herhangi bir belge iletilmemiştir.
Konuyla ilgili olarak Ezgi Başaran, Facebook Avrupa masası direktörü
Allan’la bir röportaj yaptı.8 Richard Allan'ın sayfa kapatma ile ilgili temel argumanı
Sn. Öcalan veya PKK'yi simgeleyen görseller olması.
8
Avrupa masası direktörü Richard Allen’in Radikal yazarı Ezgi Başaran ile röportajı:
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/pkkya_ait_her_sey_kapatma_
nedenidir-‐1148259
11
BDP Sosyal medya ekibini temsilen yazıştığımız Zınar Karavil’e göre iki
karşı argümandan söz edilebilir.
1- Facebook'un Sn. Öcalan görsellerine karşı tutumu bu çağın ve
Türkiye'deki doğal hayatın gerisinde. Sn Öcalan'ın fotoğraflarını, afişlerini,
bayraklarını reel hayatta kullanmak -de facto da olsa- serbest ve meşru. Zaten tam da
bu yüzden, Facebook'a yüklenen gerçek zamanlı fotoğrafların içinde bunca fazla
sayıda Öcalan fotosu yer alabiliyor. Yani onun da özenle belirttiği gibi aslında Sn
Öcalan fotoğrafları yüklenmiyor, ama yüklenen fotolar içinde bayrak, pankart vs
olarak var. Bununla ilgili örnek:
Facebook 'un bu tutumunun siyasi göründüğünü, bu yaklaşım içinde, Türkiye
siyasi gerçeklerine uygun olarak kendilerini revize edebilmeleri gerektiğini belirten
ekip sözcüsü, çağdışı olarak tanımladığı tavırla ilgili aşağıdaki açıklamayı sundu:
12
(Bu konuda AB terör örgütleri listesi ile yanıt gelecektir. Ona karşı da, sosyal
medya ve bunun yıldızı Facebook'un gerçeklere adapte olabilmesi için sıkıcı/boğucu
ve sosyal medya çağına uyguna olmayan bürokrasiyi/bürokratları mı beklemesi
gerektiği, onlara mı angaje olması gerektiği sorusu yerinde olacaktır.)
2- Bay Allan yanılıyor. Çünkü sansürcülükle yetkilendirdikleri Facebook
Türkiye ofisindeki kişilerin o kadar acımasız ve aslında keyfi bir sansür anlayışları
var ki, akıllarına eseni 'PKK ile ilgili' diye kaldırabiliyorlar. Bununla ilgili örnek:
13
Sonuç yerine
Ezgi Başaran’ın 14 Ağustos’ta yaptığı haberin ardından kendisiyle temasa
geçiliyor; 29 Ağustos’ta Richard Allan’la yaptığı telekonferans yayımlanıyor. Bu
yazının başlığı “PKK’ya ait herşey kapatma nedenidir.” Verilen demeçler arasındaki
tutarsızlık ciddi boyutta dikkat çekicidir. Hiç kuşkusuz, kamuya, halka bu kadar
açılmış ve yaygınlaşmış bir platformun işletme politikası, artık sadece onu kuranların
değildir. İçeriğini büyük bir özenle ve uzun zaman zarfında geliştirdikleri sayfaların
birden bire kapatılması manevi tazminat bile gerektiren bir durumdur.
Facebook yönetimi en son yayımladığı şeffaflık raporunda9, Türkiye’de
toplam 96 kapatılma talebi içerisinde 5651 nolu düzenlemeye bağlı olarak kapatılan
9
https://www.facebook.com/about/government_requests
14
sayfalara ait başvurular yok. Dolayısıyla Temmuz-Ağustos döneminde kapatılan
sayfaların hangi dayanakla cezalandırıldıkları hala muğlak.
Kullanıcıların Facebook’un içeriğini geliştirmesi ve onun reklam gelirlerinin
katlanmasını sağlamasının ardından, sayfaların kapatılması Facebook’un ‘sorumlu’
yayıncılık anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Bu yaklaşım etik açıdan sorunlu olmakla
birlikte, eğer gerçekten kapatılmayı gerektirecek bir neden varsa bunun açıkça ifade
edilmesi gerekir.
Kapatılan hesaplar, gönüllü gençlerin işlettikleri hesaplardır. Türkiye
Facebook kullanıcılarının önemli bir kesimine ulaşabilmektedirler. 21 Temmuz Pazar
akşamından başlayarak 24 saatlik bir boykot başlattılar. Kampanyayı düzenleyenler,
eğer Facebook bu sansür konusunda net bir açıklama yapmazsa boykotun kapsamını
genişleteceklerini söylüyorlar. Protestolar devam edecek gibi görünüyor. Bu konuda
akademisyenlerin de imzaya açtıkları bir deklarasyon mevcut10. Ötekilerin Postası
destek videosu11 gibi üretimlerine devam ediyor. En son BDP, konuyu uluslararası
arenaya taşıyacaklarını anlatan bir kampanya başlattı12.
Bu bağlamda Facebook’un mahremiyet politikalarını ciddiyetle sorgulamak
gerekir. Papacharissi’ye göre (2010:47), mahremiyeti bir kişinin rahat bırakılması
olarak algılamak lüks bir mal olarak tanımlamakla eşdeğerdir; zira (a)erişilemez,
orantısız pahalı bir meta haline gelir; (b)Sosyal haklarla ters orantılı biçimde
ilişkilendirilmeye başlar, belli ihtiyaçlar için birinin mahremiyetini feda etmemesi
bedava e-posta hesabı ya da çevrimiçi sosyal ağları kullanamaması anlamına gelir ve
10
http://www.jadaliyya.com/pages/index/13765/academics-protest-facebook-
censorship-policies-in-
11
http://youtu.be/q4oe-HWsBQY
12
http://www.radikal.com.tr/politika/bdp_facebookla_uluslararasi_arenada_hesaplasaca
k-1148347
15
bu kişi dezavantajlı konuma düşer. Bu anlamda, özel alanla özdeşleştirdiğimizde,
enformasyon toplumunun bir parçası olarak sürdürdüğümüz gündelik yaşamda “rahat
bırakılmaktan” vazgeçip belli servislerden bedava yararlanmayı kabulleniyoruz.
Ancak elbette bu vazgeçiş ifade özgürlüğümüze zarar verecek ve kişisel alanlarımıza
el koyacak nitelikte olmamalıdır; ki Facebook tarafından son dönemde yapılan sansür,
engelleme ve bloklama uygulamaları bu yöndedir. Mahremiyetin eski tanımları
geçerli olmayabilir. Buna karşılık, kişisel olarak yeniden çizdiğimiz alanları ancak
kendi uygun gördüğümüz şekilde müzakere edebilmeli ya da feda edebilmeliyiz.
Alternatif Bilişim Derneği, Facebook’un önceliğinin yurttaşlar olması
gerektiğini belirten bir deklarasyonla13, ifade özgürlüğümüzü tehdit eden içerik
denetim politikalarını kınadı.
Sayfa ya da profil kapatma, içerik çıkarma gibi sansür uygulamalarının
sıradanlaştırılmaması gerektiğini, özellikle politik toplulukların sayfalarının
kapatılması / askıya alınması ya da sayfalardaki içeriklerin türlü gerekçelerle
silinmesinin ifade özgürlüğü adına ürkütücü olduğunu belirtmek gerekir.
Facebook’un öne sürdüğü "marka imajının zedelenmesi, telif haklarının ihlali,
pornografik içerik, terör ve şiddet propagandası" gibi gerekçeler nesnellikten uzak ve
akıl dışıdır. Türkiye'de "terör" tanımının oldukça geniş tutulmasının arkasına
saklanılmaktadır.
Ayrıca Facebook tarafından uygulanan denetimde de çifte standart göze çarpmaktadır.
Dünya üzerinde ötekileştirilen hemen her kesime karşı nefret söylemi ve nefret
suçuna teşvik içerikleriyle dolu sayısız sayfa Facebook'ta yaşamlarını sürdürmektedir.
Oysa Türkiye'de ötekileştirilen gruplara karşı durum tam tersidir. Bu grupların
görünürlüğünün artması da engellemenin artmasını doğuruyor olabilir.
13
http://www.alternatifbilisim.org/wiki/Facebook%27un_%C3%B6nceli%C4%9Fi_kull
an%C4%B1c%C4%B1lar_olmal%C4%B1
16
Anaakım medya üzerindeki iktidar tahakkümü, belli ki sosyal medyaya da
yansıtılmak isteniyor. Sosyal medya yasal boyunduruk altına almaya çalışılıyor.
Sansür ve yasaklar çözüm olarak gösterilmeye çalışılıyor. Bunun yurttaş katılımı,
üretimi, ifade özgürlüğü, mahremiyet üzerindeki yıkıcı ve kamuoyu güveni üzerindeki
yıpratıcı etkisini hatırlatmaya gerek olduğunu sanmıyorum. Gelin, Facebook
politikalarına karşı uyanık olalım, internete, genişleyen ifade ve örgütlenme
özgürlüğümüze sahip çıkalım. Bir an önce Facebook gibi ticari tekellerin yaşam
alanlarımızı daraltmasına izin vermediğimizi kolektif akılla karşı çıkarak
göstermemiz gerekiyor.
Kaynakça
Aygül, E. (2013). Yeni Medyada Nefret Söyleminin Üretimi: Bir Toplumsal
Paylaşım Ağı Olarak Facebook Örneği. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Gazi
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Bayraktutan, G. vd. “Web 1.0’dan Web 2.0’a Barış ve Demokrasi Partisi:
2011 Genel Seçimlerinde Facebook Kullanımından bir Kesit", İletişim &Diplomasi,
1(1) 31-56 (2013).
Bennett, L. ed. Civic Life Online: Learning how Digital Media Can Engage
Youth. MIT Press. 2008
Çakır, R. (2011). 12 Eylül’den 12 Haziran’a Siyasi Partiler: Barış ve
Demokrasi Partisi, SETA Vakfı Analiz Raporu.
Güneş, C. (2013). Türkiye’de Kürt Ulusal Hareketi: Direnişin Söylemi.
Ankara: Dipnot.
Harmann, G. (2009) Prince of Networks: Bruno Latour and Metaphysics.
Re.press. Melbourne.
Irak, D. ve Yazıcıoğlu, O. (2012). Türkiye ve Sosyal Medya. İstanbul:
Okuyanus Yayınları
Keyman, F. (2013). Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Güvenlik İkilemi ve
Demokratik Çözüm Olasılığı. Keyman (Ed.), Türkiye’nin Yeniden İnşası-
Modernleşme, Demokratikleşme, Kimlik (ss. 125-147). İstanbul: Bilgi Üniversitesi
Yayınları.
17
Morley & Robins (2012) Spaces of Identity: Global Media, Electronic
Landscapes and Cultural Boundaries. Routledge. 2012
Papacharissi, Z. A. (2010) A Private Sphere: Democracy in a digital age.
Polity Press.
Çevrimiçi kaynaklar
Alternatif Bilişim Derneği ilgili açıklaması
http://www.alternatifbilisim.org/wiki/Facebook%27un_%C3%B6nceli%C4
%9Fi_kullan%C4%B1c%C4%B1lar_olmal%C4%B1
Facebook şeffaflık raporu
https://www.facebook.com/about/government_requests
PKK'ya ait her şey kapatma nedenidir
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/pkkya_ait_her_sey_kapatm
a_nedenidir-1148259
Sosyal medya düzenlemesi haberi
http://haber.gazetevatan.com/sosyal-medya-duzenlemesi/548204/1/gundem
Ak Parti – Facebook işbirliği konulu imc tv haberi
http://www.dailymotion.com/video/x127lnx_facebook-tan-muhalif-sayfalara-
sansur_news#.UfDTANL0Gom
Kapatılan sayfalarla ilgili haberler, yazılar:
http://www.taraf.com.tr/haber/facebook-sayfa-mezarligina-dondu.htm
http://www.bianet.org/bianet/medya/149024-facebook-yuksekova-haber-in-
sayfasini-kapatti?bia_source=twitter&utm_source=twitterfeed&utm_medium=twitter
http://www.insanhaber.com/ahlakin-batsin-facebook-makale,120.html
http://birgun.net/haber/sosyal-medyada-bdpye-sansur-2066.html
Ötekilerin Postası destek videosu
http://youtu.be/q4oe-HWsBQY
18
Boykot çağrı videosu:
http://www.youtube.com/watch?v=q7eL1GVMsKA&feature=youtu.be
Akademisyenler imza kampanyası haberi:
http://www.jadaliyya.com/pages/index/13765/academics-protest-facebook-
censorship-policies-in-
http://stream.aljazeera.com/story/201308240040-0023000
http://www.hurriyet.com.tr/egitim/24579543.asp
Kampanya haberi
http://www.radikal.com.tr/politika/bdp_facebookla_uluslararasi_arenada_hes
aplasacak-1148347
Ak Parti sosyal medya komisyonu kurdu haberi:
http://t24.com.tr/haber/akp-mkykden-stratejik-karar-sosyologlarla-
gorusulecek-sosyal-medya-komisyonu-kurulacak/231659
Ulaştırma ve haberleşme bakanının açıklamasının haberi (26 Haziran 2013)
http://www.radikal.com.tr/turkiye/twittertan_hukumetin_isbirligi_onerisine_ret-
1139187
Facebook’un aynı gün apar topar yaptığı açıklama:
https://www.facebook.com/notes/facebook-
t%C3%BCrkiye/t%C3%BCrkiyedeki-
kullan%C4%B1c%C4%B1lar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n-bilgilerinin-devlet-
otoriteleriyle-payla%C5%9F%C4%B1m%C4%B1-hakk/678171822209105
19