Türk Dış Politikasında Avrasya Seçeneği
Erel Tellal, "Türk Dış Politikasında Avrasya Seçeneği", Uluslararası İlişkiler, Cilt 2, Sayı 5 (Bahar), 2005
Türkiye’nin cumhuriyet yönetimi altında izlediği dış politikanın değişmeyen temel özelliklerinden biri de “Batı’ya... more Türkiye’nin cumhuriyet yönetimi altında izlediği dış politikanın değişmeyen temel özelliklerinden biri de “Batı’ya yönelik olması”dır.Hal böyle olmakla birlikte, son on yıl içerisinde Türkiye’nin önüne bir “Avrasya seçeneği” gelip dayanmıştır. Türkiye yetmiş yıllık “reddiye”nin ardından, bağımsızlıklarını kazanmalarını izleyen yıllarda özellikle Orta Asya ve güney Kafkasya devletleriyle ilişkilerini geliştirmeye (iyi ilişkiler kurmaya) çabalamıştır. On yıllık çaba on yıllık başarısızlık olarak değerlendirilebilir. Bunda, politika belirleme/uygulama sürecinde devletin ve onun politikasını yürütmesi beklenen Dışişleri Bakanlığı’nın etkisiz kalması ile bu boşluğu kendilerini “büyük ağabey” yerine koyan aşırı ulusçularla, “ümmeti kucaklama sevdası”na düşen köktendincilerin etkisi önemli etkenler olmuştur. Başarısızlıkta bölgeden ve uluslararası ortamdan kaynaklanan nedenler de rol oynamıştır. İkinci on yılda Türkiye bölgeye yönelik politikalarında başarı sağlamak için bu etkenleri saptamalı, bölge ülkeleri ve özellikle de Rusya Federasyonu ile işbirliğine yönelmelidir.
10 views
Seen by:Yeni Avrasyacılara Göre Rusya'nın Soğuk Savaş Sonrası Dünya Düzenindeki Yeri
by Emre Ersen
in Mesut Özcan and Muzaffer Şenel (ed.), Modernite ve Dünya Düzen(ler)i, İstanbul: Klasik, 2010, pp. 249-275.
Soğuk Savaş sonrası Rusya’sının siyasal yaşamında en dikkat çekici gelişmelerden birisi, daha 1920’lerde Avrasya... more Soğuk Savaş sonrası Rusya’sının siyasal yaşamında en dikkat çekici gelişmelerden birisi, daha 1920’lerde Avrasya halklarının kolektivist ve ruhani değerleri öne çıkaran Ortodoks-Tatar kültürünün, Avrupa’nın bireyselci ve materyalist Roma-Cermen kültüründen farklarını ele almış olan Avrasyacılığın yeniden ortaya çıkması olmuştur. Son 15 yıl içinde Rusya’da ve dünyada oldukça dikkat çeken bir ideolojik ve söylemsel yaklaşım haline gelen Yeni Avrasyacılık, içinde farklı siyasal ve ideolojik arkaplanlara sahip Rus siyaset adamlarını ve filozoflarını barındırmaktadır. Savunucularının çoğu Rusya’nın Soğuk Savaş sonrasında da büyük güç statüsünü devam ettirdiğine inanmakta ve bu büyük gücün teminatı olarak da Rusya’nın Avrasya coğrafyasında doğrudan fetih veya gönüllü katılım yoluyla yeniden toprak ve nüfuz genişletme çabalarını desteklemektedir. Ancak bu tür bir genişlemenin yönünün ne olacağı/olması gerektiği konusunda aralarında bir fikir birliği mevcut değildir. Yaklaşımın bazı savunucuları, toprak ve nüfuz genişlemesini eski Sovyet topraklarıyla kısıtlamayı önerirken diğer bir grup, Rusya’nın güneyine ilgi duymaktadır. Çoğu ise Avrasya’da hakim güç olmak için Rusya’nın konvansiyonel ve nükleer gücünü korunmasını ve geliştirmesini istemektedirler. Yine çoğu Yeni Avrasyacı, Klasik Avrasyacılara oranla Avrupa’ya (özellikle Almanya’ya) daha sempatik yaklaşmakta ve Rusya’nın günümüzdeki tek rakibinin ABD olduğuna inanmaktadır. Avrasya-Atlantik ikilemi, geleneksel jeopolitik teorilerden yoğun biçimde etkilenen Yeni Avrasyacılar için oldukça önemlidir. Dolayısıyla Avrasya’da yaşayan halkların, ABD ve İngiltere’nin deniz medeniyetine karşı kıtasal bir blok oluşturmasına hararetle destek vermektedirler. Ne var ki, bu kıtasal Avrasya bloğuna hangi ülkelerin dahil edileceği bir başka çatışma noktasını oluşturmaktadır. Bazı Avrasyacılar mümkün olan tüm Avrasya güçleriyle işbirliğine sıcak bakarken, bazıları bu güçlerden bir kısmına karşı (özellikle Çin ve Türkiye) oldukça hasmane bir tutumla yaklaşabilmektedirler. Yeni Avrasyacılık’ın temelde üç versiyonundan bahsetmek mümkündür. Hareketin aşırıcı kanadını oluşturan “Avrasyacı Yeni Sağ”ın en önemli temsilcisi, Avrasya Partisi lideri ve Elementi dergisi genel yayın yönetmeni Aleksandr Dugin’dir. Başını Rusya Komünist Partisi genel başkanı Genadi Züganov’un çektiği “Avrasyacı Komünizm”, Yeni Avrasyacılığın ikinci versiyonunu oluştururken Rusya’nın son dönemlerdeki en önemli felsefecilerinden Aleksandr Panarin tarafından savunulan ve Klasik Avrasyacılığa daha yakın duran “Felsefi Avrasyacılık” Yeni Avrasyacılığın bir başka türüdür. Bu çalışma, Yeni Avrasyacılığın bu üç versiyonunun Soğuk Savaş sonrasında Rusya Federasyonu’nun dünya siyasetindeki rolünün ne olması gerektiği sorusuna verdikleri cevapları ortaya koymaya çalışacaktır.
21 views
Seen by:Uluslararası İlişkilerde Klasik Jeopolitik Teoriler ve Çağdaş Yansımaları
İsmail Hakkı İşcan, " Uluslararası İlişkilerde Klasik Jeopolitik Teoriler ve Çağdaş Yansımaları", Uluslararası İlişkiler, Cilt 1, Sayı 2 (Yaz), 2004
Coğrafya üzerine geliştirilen politika bilimi olarak ele alınabilen jeopolitik, tarih boyunca ya dünya egemenliği için... more Coğrafya üzerine geliştirilen politika bilimi olarak ele alınabilen jeopolitik, tarih boyunca ya dünya egemenliği için hangi coğrafi bölgelerin kontrol edilmesi gerektiği veya devletlerin yayılmasına gerekçe olacak coğrafi nedenler üzerinde yoğunlaşmıştır. Coğrafi bölgelerin kontrolü ile dünya egemenliğinin sağlanmasını amaçlayanlar, genellikle Avrasya kıtasını kontrol etmenin yollarını aramışlardır. Bu makalede incelenen jeopolitik yaklaşımların özünde de Avrasya kıtasını kontrol etme çabası ve buradaki imkanlarla dünyayı kontrol etme arzusuna giden stratejik yolun tespiti amaçlanmıştır. Zira zengin doğal kaynaklara ve buna bağlı olarak güçlü ekonomik potansiyele sahip olan Orta Asya ve Hazar bölgesi ülkeleri, Avrasya’nın en zengin bölgeleri olmalarının yanı sıra, batının en gelişmiş bölgelerini ve doğunun en uç noktalarını birbirine bağlayan geçiş koridoru niteliğindeki coğrafyasıyla jeopolitik açıdan da büyük önem arz eder.
Eurasian Abrasions
Co-authored with Samuel Charap for The American Interest magazine
The tension between the United States and Russia over post-Soviet Eurasia1 has significantly undermined the prospects... more
The tension between the United States and Russia over post-Soviet Eurasia1 has significantly undermined the prospects for mutual trust and cooperation on global security issues between Washington and Moscow, as well as stunting the region’s development. Much of the rancor is rooted not in an inevitable clash of interests, however, but rather in the way the two governments conduct their policies in the region. Both U.S and Russian modi operandi, or at least the aspects that cause trouble, flow in large part from certain habits that have proven extremely hard to break.
«ЕВРАЗИЯ» ― фантом или реальная модель развития России?
co-authored with Michael Kleineberg
published in:
Журнал социологии и социальной антропологии. - 2003. - № 4, С. 82-97
Two Continents, One Area: Eurasia
also in: Preston, P. and J. Gilson (2001, eds.): The European Union and East Asia: Interregional Linkages in a Changing Global System. Cheltenham: Edward Elgar Publishing House, 65-90.
NATO Training Mission in Afghanistan: Paving the Way for a Secure Afghan State?
Originally published on www.INEGMA.com
The geographical transition of responsibility from NATO-led security to the Afghan National Security Forces (ANSF) –... more The geographical transition of responsibility from NATO-led security to the Afghan National Security Forces (ANSF) – beginning this last summer – were anything but envisioned by policymakers in Washington two years ago, let alone academics who suggested a de facto partition separating the northern Tajiks from the southern Pashtuns in Afghanistan presented the only feasible solution to bringing an end to the war.
19 views
Seen by:Empowered Warlords, Power-Brokers, and Tribal Elites: Privatized Security in Afghanistan
Originally published on www.INEGMA.com
Reprinted in SP's Military, Aerospace, and Internal Security (MAI) eMagazine October, 16-31, 2011 publication.
As fighting in Afghanistan escalated in 2010 with civilian casualties at record highs, achieving a peaceful resolution... more As fighting in Afghanistan escalated in 2010 with civilian casualties at record highs, achieving a peaceful resolution between the Government of the Islamic Republic of Afghanistan (GIRoA) and the Taliban rose as a top priority of the political agenda. Even with the addition of 30,000 United States Armed Forces increasing international forces to more than 150,000, it has become clear that as a weak state, the GIRoA has failed to fulfill certain fundamental functions associated with a sovereign nation, chiefly that of maintaining a monopoly over its use of armed force and affording its citizens with apt security from physical violence.
62 views
Good & Bad Medicine
A working draft of a paper describing the problems and potentials of the drug ephedra, both today and thousands of... more
A working draft of a paper describing the problems and potentials of the drug ephedra, both today and thousands of years ago.
I look forward to your comments to help me improve this paper.
Turkish-Russian Relations in the New Century
by Emre Ersen
in Özden Zeynep Oktav (ed.), Turkey in the 21st Century: Quest for a New Foreign Policy, Surrey: Ashgate, 2011, pp. 95-114
The goal of this chapter is to review the relations between Russia and Turkey in the first decade of the century – the... more The goal of this chapter is to review the relations between Russia and Turkey in the first decade of the century – the so-called 2000s – so as to understand the factors shaping the interactions between the two countries on domestic, regional and international levels. The main argument of the chapter in this regard is that while close trade and energy relations seem to have acted as the driving force in the warming of relations between Turkey and Russia in the post-Cold War period, the remarkable changes that took place in the regional and international political context in the 2000s have also greatly contributed to the improvement of bilateral relations. On the regional level, probably the most important factor that facilitated the Turkish-Russian rapprochement has been the emergence of a common understanding about the solution of complicated political issues in the Caucasus and Central Asia. On the international level, however, the developments in Turkish–Russian relations have been heavily influenced by both countries’ dissatisfaction about what they saw as ‘an increasing unilateralist tendency’ in US foreign policy in the post-9/11 period. Particularly in Turkey’s case, the deteriorating relations with the EU in the second half of the 2000s can also be taken as a major factor that played an important role in the rapprochement with Russia.
Language and Linguistics as Historical Evidence in the Islamic World: A Preliminary Case Study of Culture and Identity in Eurasia
Published in The International Journal of the Humanities, 8:9 (2010), 119-130.
Evolutionary history of the genus Meles: phylogeographical, coalescent and spatial analyses support at least two refugia in European badgers
Co-autored with, JOSEP MARMIλ, MIQUEL A. ARNEDO†, AINHOA FERRANDO*, JOAN MADURELL-MALAPEIRAλ, PAVEL CHASHCHIN§, PIERRE TABERLET#, MONTSE BOSCH ζ¶
Submitted to Molecular Ecology
The Samara Bronze Age Metals Project: Investigating Changing Technologies and Transformations of Value in the Western Eurasian Steppes (with Pavel F. Kuznetsov and Oleg D. Mochalov)
In Beyond the Steppe and the Sown, edited by David Peterson, Laura Popova and Adam T. Smith, pp. 326-346. Colloquia Pontica 13, Brill, Leiden. (2006)
756 views
Seen by: and 56 moreThe Limitations of Turkey's New Foreign Policy Activism in the Caucasian Regional Security Complexity
by Emre Iseri
Turkish Studies, 12: 1, 41 — 54 (with Oguz Dilek )
A panoramic outlook on the present global system shows that the US has been failing to preserve its global... more A panoramic outlook on the present global system shows that the US has been failing to preserve its global preponderance against the rise of new contenders from Asia.Turkey’s new foreign policy demeanor under the AKP government reflects this shift of global power from the West to the East, leaning on both of these two poles (especially Russia and the US), thereby, aims at creating a ‘zero-problem’ situation with the neighboring Caucasian states. Yet, this strategy has not achieved its goal, mainly due to the ongoing debates, not only between Moscow and Washington, but also between Azerbaijan and Armenia in the Caucasian Regional Security Complexity. This work tries to read all these developments by applying insights from the neoclassical realist standing and argues that there are two main hindrances to the plan’s success: the dynamics of the current global system and the security complexity of the Caucasus region.
Prolegomenon - The Many Masks of the Master of Animals
by Derek Counts
Co-authored with Bettina Arnold (first author)
75 views
Seen by: and 19 more
